Gölge ve Kemik – Leigh Bardugo / “Book Friends” #1 Tur / İnceleme


150931_10151388536617360_1744908564_n

GÖLGE VE KEMİK / LEIGH BARDUGO

Türlerin kargaşasını yaşayan, Rusya’ya benzeyen bir ülkede ismine Ravka denen ütopik bir yerde geçen, bir genç kızın ve oğlanın çocukluklarından başlayıp gençliğinde de dur durak bilmeden devam eden olayları yaşayışını okuyoruz.

“Book Friends” turumuzun ilk kitabı olan Gölge ve Kemik ara ara uzatmalarla iki gün içinde bitti. Ama nasıl bitme?! Keşke bitmeseydi dediğim nadir kitaplardan birisiydi. Kitaplarda aradığım bütün özellikle bu kitapta yer almaktaydı. Ütopya, distopya, kast sistemine ile krallığın harmanlanmış halinde ki yönetim, sihir, büyü, güç… ve sayamayacağım daha bir sürü şey bu kitapta vardı. Belki kitabı okuyanlar bu kitaba 15 yaş sınırını koyabilir ama bence yazarın hayranlık beslediği George R.R. Martin’i hafiften andıran dili ve karanlık kurgusu ile sayfaları nasıl çevirdiğinizi, kitabı nasıl bitirdiğinizi anlamayacaksınız bile. Hatta benim gibi hemen ikinci kitabı çıksa da okusak diyeceksiniz.

Ben bu kitabı çok beğendim. Hem yukarıda ki sebeplerden hem de Karanlıklar Efendisi yüzünden. ((: Bu yüzden bol bol spoiler vererek inceleyeceğim kitabı. Şimdiden uyarıyorum!

Kitabımızın ilk sayfalarını açıp okumaya başladığınızda, ki bu ilk 70 sayfa da devam ediyor,bir tür karışıklığı, mekan karışıklığı ve kitabın karakterlerine özgü kıyafet karışıklığı yaşayacaksınız. Ve bunların bir tanesi bile kitabın ne kadar özgün olduğunun göstergesi. Ben yemedim içmedim bu türlerin kıyafetlerin ne olduğunu kitabın içinden çıkarıp bir yere not aldım ve notları buraya yazarak sizlerle de paylaşacağım. Bir yere not almam ile aslında kafa karışıklığı kalmadı ve neredeyse çoğu türü ezberlemiş oldum. (:

Kısa lafın kısası kitabımızın ilk başları çok karışık ve pek fazla aksiyon yok. İlk sayfalarda kitabımızın cılız, orta derece güzel, yetim ve normal bir insan olan (?!) –ki ilk defa bir kitabın baş kahramanını ütopik bir güzelliği olmadığını görüyorum ve şaşkınlığımı hiç durmaksızın dile getiriyorum (: – Alina ile, yine Alina gibi yetim ve onunla birlikte büyümüş olan ve yakışıklılığına yakışıklılık katan Malyen ile ve kitapta ki aşkım, gönlümü kaptırdığım –Eren bir türlü bunun sebebini anlayamadı çünkü o eline geçirse öldürecek ((: – ismini hakkıyla taşıyan ve yanar dönerlik yapmayan, amacını kelimelerin arasına gizleyen ve acımasız Karanlık Efendisi ile tanışıyoruz. Tabi bunun yanı sıra diğer türleri de tanımış oluyoruz ama hepsini azar azar tanımamız kafa karışıklığımızı daha da arttırıyor. Ama genel çerçevede Krallık, 1.Ordu –sıradan insanlardan oluşan ordu-, 2. oldu – Grishalardan oluşan ordu- ve özel güçlere sahip diğer Grishalar var. Örneğin; Karanlıklar Efendisi ve Işığın Hakimi.

Çocukluklarını Keramzin denilen bir yer de bulunan bir Dük’in evinde, ki bu çocuk esirgeme kurumu gibi kullanılan bir malikane, geçirmişler ve Ana Kuya tarafından büyütülmüştürler. Zorlu geçen çocukluk yıllarından sonra yetimhaneye gelen Grishalar tarafından insan mı yoksa Grisha mı oldukları için test edilmişler ve ikisinin de insan oldukları- Alina resim yeteneği olduğu için haritacı, Malyen da iyi bir gözcü ve avlayıcı olduğu için 1.Ordu’da avcı olarak gönderilmiştir ve iki yetimin yolu ilk defa böylece iki ayrılmış olur. Zorlu eğitimlerini aldıktan sonra 1.Ordu’nun gemi ile Karanlıklar Diyarını geçip Novokribirsk’e ulaşabilmeleri için Kribirsk’de kamp kurmuşlardır ve tekrardan iki genç bir araya gelmiştir.

Uzun yıllar sonra ikisinin de nasıl değiştiğini fark ederler ve buna göre birbirlerine yakın mı duracaklarını uzak mı duracaklarını düşünürler ama en sonunda normal arkadaşmış gibi birbirlerine davranmaya başlarlar.

Ki Karanlık Diyarı’nı geçecek gemiye binene kadar…

Karanlıklar Diyarından geçen gemiler suyun üzerinden değil Rüzgar Hakimleri’nin rüzgarı çağırıp gemiyi kumlar üzerinde ileriye taşıyorlar. Bir nevi geminin kaptanları Rüzgar Hakimleri. Ama her Karanlıklar Diyarı’na adım atanlar Volcralar tarafından saldırıya uğrayarak ölüyorlar. Savaşmaya kalsalar bile bir işe yaramıyor çünkü Volcralar karanlıktan beslenen canavarlar ve Karanlıklar Diyarı’da ismi gibi karanlıktır.

Küçük sürüler halinde uçuyordu. ……..Bir başka Volcra da kanatlarını hzılıca çarparak benim üzerime geldi. ………. Volcra öne doğru atıldığında arkada parlayan ateş ışığı ruhsuz, boş gözlerinden yansıdı. Ardına kadar açık ağzı sıra sıra dizilmiş keskin, siyah ve çarpık dişlerle doluydu.

Yolculuğa başlanıldıktan bir süre sonra her yolcu gibi onlarda Volcralar’ın saldırısına uğramışlardır ve savaş başlamıştır. Volcralar’ın kazandığı savaşı son dakika Alina’nın aslında insan değil Işık’ın Hakimi olduğunu öğrendiğimiz yeteneğinin ortaya çıkması ile Grishalar savaşı kazanıp Kribirsk’e geri dönmüşlerdir. Tabii kayıpları olarak ama Alina’nın yeteneğinin yanında bu kayıplar bir hiç olarak görülür.

Alina’nın gerçek yeteneğini aslında Karanlık Efendisi çözer ve gelecekte ki planlarında bir silah olarak kullanmak için gizliden gizliye kendisine saklar. Önce Kral’ın ve Kraliçe’nin huzuruna çıkartır ve onların huzuruna çıkartırken mavi kefta giyinmesine izin verir ama asıl amacı olan – ki başardığı amacı- kendi renkleri olan siyah keftayı ona giydirmektir.

Zamanla Karanlık Efendisi söylediği sözlerle, kurduğu cümleler ile çevresinde ki insanların onun hakkında ki düşüncelerini Alina’ya söylemesi ile Alina onun gerçek yüzünü görür ve saraydan kaçar. Bir şekilde Malyen ile karşılaşırlar ve amaçlarına ulaşmak için her yolu denerler ki Karanlık Efendisi yollarına çıkana kadar.

Bu ve bundan daha fazla olaylarla devam eden serüvenimiz tam yerinde noktayı koyuyor ve daha sonra ne olacak diye düşündürüyor. Kitabı bitirmemin üzerinden bir gün geçmeden ben hayallere bile daldım ve bunun bir çocuğunda Karanlık Efendisi ön planda. ((:

Bunların dışında yazarın dili inanılmaz derece de kolay ama kitabın kendine has kelimeleri ile kitabı okurken biraz zorlanıyoruz. Ama zamanla o dile de alışkın hale geliyoruz ve sayfalar su gibi akıp gidiyor. Ben bu kitaba 5 üzerinden 5 veriyorum. Şu ana kadar okudum hiçbir kitaba benzemiyor ve kendine özgü yapısı ile beni benden alın. Bence hiç durmayın gidin alın ve okumaya başlayın!

385472_10151433582022360_1769049046_n

REV

GRISHA

İKİNCİ ORDU’NUN ASKERLERİ

YÜCE BİLİMİN USTALARI

COLPORALKİ – Kırmızı kefta giymektedirler.

(CANLILAR VE ÖLÜLER SINIFI)

Cellatlar

Şifacılar – Keftasında gri işlemeler bulunmaktadır.

ETHEREALKİ  – Koyu mavi renkte ve kollarında gümüş işlemeler bulunan kefta giymektedirler.

(ELÇİLERİN SINIFI)

Rüzgarın Hakimleri

Ateşin Hakimleri

Dalgaların Hakimleri

Karanlıkların Hakimi – Simsiyah bir kefta giymektedir.

Işığın Hakimi – Önce koyu mavi sonra da Karanlıklar Efendisinin zoru ile siyah kefta giymektedir.

MATERİALKİ – Mor kefta giymektedirler.

(FABRİKATÖRLER SINIFI)

Durast

Alkemi

Oprichnikiler – Karanlık Efendisinin askerleri. Kapkara üniformalar giymektedirler.

Muhafızlar – Gri kıyafet giymektedirler.

Saray hizmetçileri – Beyaz kefta giymektedirler.

1.Ordu Askerleri – Tunik, pantolon, deri çizmeler ve gri bir ceket giymektedirler.

ALTI ÇİZİLENLER

golge-ve-kemik

    • Malyen yavaşça başını salladı. “Anladım. Eğer faydası olacaksa seni at arabalarından birinin altına atayım.”
    • Malyen başını iki yana sallayıp iç çekti. “Hep Mikhael’e ayak uydurmaya çalışıyor. Yine çizmelerime kusacak.”“Oh olsun.” dedim.
    • “Sıradan şeyler,”dedim biraz sinir olmuşçasına. “ Bana cevap vermek istemiyorsan söyle gitsin.”“Sana cevap vermek istemiyorum.”“Ya!”

      Ardından iç çekti, “Yüz yirmi,” dedi. “Aşağı yukarı.”

    • “O bizimle gelecek,” diye diretti Marie ve tartışmalar başladı.“Hayır, benimle gelecek,” dedi tok bir ses ve tüm oda sessizliğe büründü.
    • “Kraliçe’yle görüşmeniz nasıl geçti?” diye sordu.“Hiçbir fikrim yok,”dedim dürüstçe. “son derece güzel şeyler söyledi ama içeride geçirdiğim zaman boyunca bana köpeğinin ağzından çıkardığı bir şeymişim gibi baktı”
    • Karanlıklar Efendisi arkamızdan, “Genya,” diye seslendi. “kefta’sı siyah olsun.”
    • “Turp gibi!” dedi Baghra. “Hiçbir şeyi yok! Daha bir koridoru bile aydınlatamıyor, ama turp gibi.”
    • Sevgili Malyen, yazmıştım. Senden haber alamadım, bir volcraylar tanışıp evlendiğini, kalem kağıt bulunmayan Karanlıklar Diyarı’nda hayatın keyfini sürdüğünü ya da yeni eşinin ellerini yediğini düşünmeye başladım.
    • “Aynen öyle!” dedi, “Zaten bu yüzden kulağa çok kötü geliyor. Bir de Karanlıklar Efendisi’nin seni kendi kanıyla elmas parçacıkları içirerek iyileştirdiğini söylüyorlar.”
    • “Aynen öyle, herkes çok üzgün. Kral üzgün. Kraliçe üzgün. Ben üzgünüm. Ama bu konuda bir şeyler yapan tek kişi Karanlıklar Efendisi.”

Book Friends, Kitap Tur #1 | Gölge ve Kemik – Leigh Bardugo | Yazarın Biyografisi ve Kitabın Tanıtım Videosu


150931_10151388536617360_1744908564_n

Herkese merhaba!

Book Friends #1 Turu ile karşınızdayız.

İlk turumuzda Gölge ve Kemik kitabını inceleyeceğimizi söylemiştik ama ondan önce kitabımızın yazarını kısaca tanıyalım ve kitabımızın tanıtım videosunu izleyelim. (:

LEIGH BARDUGO

Bardugo_AuthorPhotoCROPPED_lowres

Leigh Bardugo Jerusalem de doğmuş, Los Angeles’da büyümüştür ve Yale Üniversitesi’nden mezun olmuştur. Şu günler de ise Hollywood’da yaşıyor; sevgisini şımartabilmek için sihri, hortlakları ve diğer hayatı olan makyaj sanatçısı L.B. Benson’ı giydirebileceği bir yerde. Bazen de o, müzik grubu, Captain Automis, ile şarkılarını duyurabilir.

İlk romanı olan Gölge ve Kemik – New York Times Çok Satanı- yazarın ilk kitabı olup, The Grisha Üçlemesi’nin başlangıcıdır. İkinci kitap, Siege ve Storm, 2013 yılında yayınlanacaktır. O, Joanna Stampfel-Volpe of New Leaf tarafından temsil edilmektedir.

 

KİTABIN TANITIM VİDEOSU

Book Friends, Kitap Tur #1 / Hakkında


150931_10151388536617360_1744908564_n

 

1. Kitap Turumuza çarşamba günü başlıyoruz. Tur öncesinde, bilgilendirme yapmak istiyorum. Görüldüğü üzere eski ismimizi (Book Sisters), Book Friends olarak değiştirdik; böylece kitap turumuzun yalnızca bayan bloggerlara değil herkese açık bir etkinlik olduğunu daha iyi ifade etmiş oluyoruz Aşağıda tura katılan diğer bloggerlar yer alıyor, herkesi 30 ocak günü 1. Kitap Turumuza bekliyoruz.

1. Kitap Turu’na katılan arkadaşlar

Damla: https://kitaplarindunyasi.wordpress.com/
Fehiman: http://yorumcadisi.blogspot.com/
Eren: http://erennadiraksamoglu.blogspot.com/
Eylem: http://kitapeylemi.blogspot.com/

Mekanik Melek – Cassandra Clare / İnceleme


Kitabın Adı : Mekanik Melek

Serinin Adı: Cehennem Makineleri

Seri Sırası : 1

Yazarın Adı : Cassandra Clare

Çevirmen : Zeynep Hezen Ateş

Yayınevi : ARTEMİS

Sayfa Sayısı : 532

Bir seriye tamamen bağlı ama kendine özgü de bir bağımsızlığa erişmiş bir serinin ilk kitabı ile karşı karşıyayız bu sefer. İlk kitapta baş kahramanlar Gölge Avcıları, vampirlerden ve insanlardan oluşurken, bu kitapta hatta bu seride baş kahramanlar Gölge Avcıları ve İblis Efendilerinden oluşuyor.

Oğlumuz hatta oğullarımız Will ve Jem Gölge Avcısı iken kızımız Tessa İblis Efendisi’dir. Ama Ölümcül Oyuncaklar da biliyorsunuz ki Clary ve Jace Gölge Avcısı, Simon ise insanken sonradan vampir olmuştur.

Kitabımız genel çerçeve de zaten Ölümcül Oyuncaklar’a benzemektedir. Alt yapı yani kurgusu aynıdır, sadece hikayemiz 1878 yıllarında geçmektedir ve tahminlerime/tahminlerimize göre Jace’in büyük büyük büyük akrabalarını anlatmaktadır ve Will ile aralarında kan bağı vardır. İlk kitapta tabii ki bu çözülemiyor ama ikinci kitaptan sonra zamanla çözülüyormuş, bu konuda kesin bir şey söyleyemiyorum çünkü alıntıların yalancısıyım bende (:

Ölümcül Oyuncaklar’da yer alan İblis Efendisi Magnus Bane ve vampirlerin kraliçesi sayılan Camille ile yine karşı karşıya geliyoruz. Tabii o zamanlar Magnus Bane fazla tanınan birisi değil ve Camille’de söz hakkına fazla sahip değil. O zamanlar Londra vampir klanının başında De Quency bulunmakta.

Enstitü ise yaklaşık 23 yaşlarında olan evli çift Charlotte ve Henry çifti yönetiyor. Enstitüde ise geçmişini sır gibi saklayan ama 12 yaşında her tarafı parçalanmış, ürkek bir çocuk olan ve Enstitü’nün kapısını çalan Will, Çin’de ki Enstitüyü yöneten anne-babasının bir gün iblislerin saldırısına uğraması sonucu Londra gelen Jem, kendilerini saygın zanneden ve Gölge Avcılığı yapmayıp onların oyunlarından uzak duran bir sahip olmasına rağmen bir gün ailesini kaybettikten sonra Enstitü’nün duvarlarına sığınan Jess, eski ev sahibinin oğlunun tacizine maruz kalıp evden kaçan ve sokakta paçavralar ile bir köşede ölümünü beklerken Charlotte tarafından bulunup Enstitü’ye getirilen Sophie, ailesinin silah ustalığı işini devam ettiren ve ailesi öldükten sonra onların konumunu alan Thomas ve aşçıları Agatha yaşamaktadır. Tabii bu Will, Tessa’yı bulana kadar.

Abisinin kumar borcu yüzünden iş bulmak için Londra’ya gelmesi ile bütün olaylar ip söküğü gibi devam ediyor. Önce Amerika’dan abisi gidiyor Tessa’nın sonra da ailesi 3 yaşındayken trafik kazasında öldükten sonra onlara bakan Harriet teyzenin hastalanıp ölmesi bu olayı devam ediyor. Ama bütün olaylar bunlarla değil abisinin Tessa’ya Londra geişi için gönderdiği transatlantik biletini göndermesi ve Tessa’nın az sayıda ki eşyalarını bavula koyup, Londra’ya doğru yola çıkması ile başlıyor. Transatlantikten indikten sonra onu abisi karşılayacağını düşünürken birden Kara Kardeşleri görüyor ve onların biz seni abine götüreceğiz demeleri ile olaylara start veriliyor. Bir de buradan şunu anlıyoruz ki Tessa hiç annesinin veya teyzesinin sözlerini dinleyen biz kız değil. Yavrucuğum hiç mi aklına gelmiyor görünüşü görünüşe benzemeyen kişilerin arabasına binmemen gerektiği. Hadi anan baban söylemedi sen niye düşünemiyorsun. Eh bindin arabaya, gidiyorsun Kara Kardeşlerin ne olduğu belirsiz pansiyonlarına, katlanacaksın bir zahmet işkencelerine artık. Ondan sonra vah abim suçlu vah bilmem ne suçlu demeyeceksin. Zaten Will’de olmasa kendisine Magister denen adama karısı olarak gidecektin.

Will ve Jem, Tessa’yı Karanlık Kardeşler’in pansiyonundan kurtarmaları ile oalylar devam ediyor. Ama bu olayları ne olduğunu yazarsam büyük spoiler vermiş olurum ama bunun yerine minik bir ipucu verebilirim. Bu sefer o yıllarda büyük bir başarı gibi görülen otomatlar yani günümüzde ki robotlar var. Bunlar ne bir Gölge Avcısı  ne de vampir, kurt adam veya iblis. İstedikleri yerlere girebiliyor, istedikleri yerden çıkabiliyor ve komut verilmiş her hangi birisini öldürebiliyor. Ve hedefleri Gölge Avcıları, Öyle bir yöntemler kullanıyorlar ki Enstitüye sadece Gölge Avcısının kanı ile girilmesine rağmen onlar ellerini kollarını sallaya sallaya girebildiler ve işte o an da savaş başladı.  Bence bu kadar ipucu yeter, neredeyse kitabın hepsini anlattım ((:

Kitabın kurgusuna ve diline gelecek olursak, ben tam bir Cassandra Clare hastasıyım ve elinden bir kelime bile çıksa okuyacak birisiyim. O yüzden bu kitaba da bayıldım ama  şunu söyleyebilirim ki Ölümcül Oyuncaklar Serisinden daha çok sevdiğim bir kitap/ seri benim için. Sanırım bunun en büyük etkisi eski zamanlar da geçmesi. Dili inanılmaz basit ve birbiri arkasına diğer sayfaları çevirmenizi sağlayacak derece de akıcı ve benden 5 üzerinden 5 yıldızı hak eden bir kitap ((:

385472_10151433582022360_1769049046_n

ALTI ÇİZİLENLER

    • Acı ve gözyaşlarıyla dolu bu mekanın ötesindeSadece gölgelerin dehşeti hüküm sürer. / William Ernest Henley
    • Sevgi, umut, korku, inanç – insanlığı insanlık yapan bunlardır;Bunlar onun işaretleri, göstergeleri ve karakteridir. / Robert Browning
    • Pulvis et umbra sumus / Hepimiz tozlardan ve küllerden ibaretiz. / Horatius
    • Rüyalar, var oldukları sürece gerçektir veBiz de zaten bir rüyada yaşamıyor muyuz? / Lord Alfred Tennyson
    • Will omuz silkti. “Zaafları sömürmek, katlanmak zorunda olduğum bir sorumluluktur.”
    • Amour verus nun quam moritur. / Gerçek aşk asla ölmez.
    • Kalbimi taşa çevir, yüzüm bir buz parçası olsun,Aldat ve aldatıl ve öl; Kim bilir?

      Küller küllere, toprak toprağa / Lord Alfred Tennyson

    • “Seçme şansım yoktu,” dedi Will. “Beni boğuyordu.”“Biliyorum,” dedi Jem. “Ama gerçekten Will,yine mi?”
    • “Olanları değiştirmek için yapılabilecek hiçbir şey yokken, gerekçelerin ne anlamı var?”
    • Bazen sevdiklerimiz tarafından kandırılmak,Bizleri kandırılmamaktan daha az mutsuz eder. / François La Rochefoucauld
    • Bir iki kere zar atmayaCentilmence oynamak denir.

      Ama günahla oynayan

      Kısa sürede utancın gizli evinde

      Asla kazanılmayacağını öğrenir. / Oscar Wilde

    • “Mizhap,” dedi Jem.Tessa şaşkın şaşkın oğlana baktı. “Ne?”

      “Veda etmeden veda etmenin bir yolu,” dedi Jem. “İncil’e bir gönderme.”

    • Adını haykır ve sonra bir ruhun daha kaybolduğunu kaydet.Reddedilen bir görev, gidilmeyen bir yol, şeytanın kazandığı

      bir zafer ve meleklerin çektiği acı. İnsan tarafından işlenen bir

      günah, Tanrı’ya bir hakaret daha. / Robert Browning

    • Her şeyi kaybettim, diye düşündü Will. Her şeyi kaybettim.
    • Herkes sevdiğini öldürür,Bu böyle biline, kimi kötü bir bakışla yapar

      Kimi iltifatkar kelimelerle.

      Korkak, bir öpücükle öldürür,

      Cesur olansa kılıcının darbesiyle. / Oscar Wilde, Reading Zindanı Baladı

Beyaz Perde / Gelecekten Haberler


Kitaplardan başımı kaldırdığım zaman ya da boş vakitlerimde yapmak istediğim diğer şey de sinemadır.

Vizyon da neler var neler yok, hangi film gösterime girecek, hangi oyuncu hangi filmi çekecek, hangi filmi vizyona girecek diye hep takip ederim. Ama farkettim ki son zamanlarda bunu yapmıyorum ve baya bir haber/ olay kaçırmışım.

Vizyona neler gelmiş neler gelecek hiç haberim yok.

Ama dün hep takip ettiğim sitelerden birinden bu arayı kapattım. Bu yüzden sonsuz minnetlerimi sunuyorum sana Sinefabrik! Sen de olmasan ne yapacağım ben! :))

Ve fragmanlarını izleyip beğendiğim filmleri buraya ekleyip burada sizinle paylaşacağım. Aslında kitap dışında burada başka bir konu üzerinde inceleme yapma/paylaşmak hiç aklımda yoktu ama bana bu konu için teşvik eden arkadaşıma da ayrıca bir teşekkürler! :))

İlk filmimiz G.I. Joe / Retaliation ( G.I. Joe : Misilleme )

Jon M. Chu’nun yönetmenliğini yaptığı filmin kadrosu Channing Tatum, Bruce Willis, Dwayne Johnson, Adrianne Palicki, Ray Stevenson, Ray Park ve Arnold Vosloo gibi ünlü isimlerden oluşuyor.

Oyuncu kadrosu birinci film ile aynı ama yine de yeni yüzleri görüyoruz. Bruce Willis gibi :))

Filmi ise bir aksilik olmazsa 29 Mart 2013 izleyeceğiz.

Şu an’a kadar 6’dan fazla fragman yayınlandı ama ben size en sevdiğim fragmanı buraya koyacağım.

Ben dün hepsini arka arkaya izleyerek bir hata yaptım siz sakın yapmayın, yoksa benim gibi hemen filmi izlemek istiyorsunuz :))

İkinci filmimiz ise Leonardo babamızın filmi :))

The Great Catspy ( Muhteşem Catspy )

F. Scott Fitzgerald’ın aynı adlı 1925 tarihli dünyaca ünlü romanından uyarlanan The Great Gatsby (Muhteşem Gatsby) drama türünde bir yapım.

Baz Luhrmann’ın yönetmenliğini yaptığı filmde başrolleri Leonardo DiCaprio, Tobey Maguire, Carey Mulligan ve Joel Edgerton paylaşıyor.

Eğer Bir değişiklik olmazsa bu da 17 Mayıs 2013 tarihinde seyirciler ile buluşacak.

Bu da yayınlanan ilk fragman :))

3.film ise Pasific Rim

Transformes’a benzediği hakkında ne kadar inatlaşsam da amcam için kendine özel bir baş yapıt. Transformes’a benzetmemin sebebi robotlar. Fragmanı izleyince ne demek istediğimi anlayacaksınız :))

Yönetmenliğini Guillermo del Toro’nun üstlendiği, kadrosunda Charlie Hunnam, Idris Elba, Ron Perlman, Rinko Kikuchi ve Charlie Day gibi isimlerin bulunduğu Pacific Rim bilimkurgu/aksiyon türünde bir yapım.

Bu film de  yine bir aksilik olmazsa ülkemizde 19 Temmuz 2013 yılında seyircileri ile bulaşacak.

Bu da yayınlanan fragmanlar arasından ilk izlediğim :))

Filmler hakkında şimdilik haber benden bu kadar. Haberleri okudukça, yeni fragmanlar çıktıkça “Beyaz Perde” adlı başlıkta yazı yorumlamayı düşünüyorum. Bence farklı türlerde yazı yazmakta baya bir eğlenceli :))

*Dipnot: Bütün haberler/fragmanlar/afişler Sinefabrik sitesinden alınmıştır.

Liebster Blog Award


Sevgili Tuğçe’nin Kitaplığı bloğunun sahibi Nida ablacığım beni 2013 Liebster Blog Award için beni aday göstermiş. Öncellikle beni adayların arasına yazdığı için teşekkürler Tuğçe’nin Kitaplığı!!! Peki bu Liebster Blog Award nasıl mı oluyor? Ben de ilk başta bilmiyordum ama Tuğçe’nin Kitaplığı sayesinde öğrendim.

İlk olrak tarihçesine bakacak olursak 3 yıllık bir çalışma gibi görünüyor ve ilk başladığında baya zorlayıcı kurallara sahip olduğunu görüyoruz. Ama zaman içerisinde elden ele geçerek bu bir takım olayların değiştiğini, daha da genişlediğini de farkediyoruz.

Tam olarak orijinini bulamamakla birlikte 2010 yılında başladığını, blogdan bloga geçirilen bir zincir olduğunu ve zaman içinde kuralların bir şekilde değiştiğini öğrendim; mesela ilk başta 3000′den az takipçi olan bloglar katılıyormuş, şimdi bu rakam 200′e düşmüş. Sonra 3-5 beş blog öneriliyormuş şimdi bana gelen kurallar 11 blog önerilmesi şeklinde ;)

Ve bu olayın en güzel itarafı ise blogtan bloga geçerken ne bir ödülün, ne bir jürinin, ne de bir kazananın olması. Bloggerlar arası eğlencesi olarakta görebiliriz. Ve bloggerların cevaplarını okudukça bu olayın en kadar eğlenceli olduğunu da görüyoruz.

Peki açıklamalar bu şekilde, kurallar nasıl mı? Hadi onlara da bakalım! :)

  1. Öncelikle sizi bu ödüle aday gösteren blogger’ın sorularına cevap veriyorsunuz, teşekkür etmeyi ve blogu linklemeyi unutmayın! ;)
  2. Sonra size yönelttiği 11 soruya cevap veriyorsunuz, kendiniz/blogunuz ile ilgili 11 gerçeği açıklıyorsunuz ve 11 adet soru hazırlıyorsunuz.
  3. Hazırladığınız 11 soruyu, aday göstereceğiniz 11 blog için soruyorsunuz. (bu blogları taglemiyorsunuz, bunun yerine bloglarına yorum bırakıyorsunuz.)
  4. Yukarıda resmi bulunan ödülü sayfanız yapıştırmayı unutmayın!!!

Açıklamamızı ve kurallarımızı da yazdığımıza göre sıra Tuğçe’nin Kitaplığı‘nın bana sorduğu soruları cevaplamakta :)

1. E-kitap okumayı seviyor musunuz?

Zaman zaman okumaya çalışıyorum ama uzun süre ekrana bakmak gözlerimi yorduğu için çok fazla okuyamıyorum. Ayrıca elinde kitabın o güzel hissini ve kokusunu e-kitap bana veremiyor nedense :)

2. Yılda ortalama kaç kitap okuyorsunuz?

Ortalama 50-75 tane kitap okuyorum.

3. Her koşulda, en acil durumda bile yanınıza alacağınız 3 kitap hangisidir?

  • Maksim Gorki – Çocukluğum
  • Harry Potter serisinden herhangi bir kitap
  • Tess Gerritsen – Cerrah

4. En çok hangi türü okuyorsunuz?

Fantastik ve Polisiye-Gerilim yarışır :))

5. Nerede kitap okumayı seversiniz?

Sırtımı yaslayabileceğim rahat bir yer olsun da neresi olursa olsun :)

6. Okumadığınız, yazmadığınız/blogla uğraşmadığınız en severek yaptığınız şey?

Film ve dizi izlemek sanırım. Bir de gezmek-tozmak :D

7. Şu anda hangi kitabı okuyorsunuz?

Mekanik Prens – Cassandra Clare

8. Sonraki kitabınız hangisi olacak?

Gölge ve Kemik – Leigh Bardugo

9. Okumayı en sevmediğiniz tür?

Historical, Çit-Lit, Aşk. O kitapları okumaya başladığım anda uyumaya başlıyorum. Bir gün belki sevebilirim. Emekli olduğumda :D

10. Bugüne kadar hiç yarım bıraktığınız, bitirmediğini kitap var mı? Hangisi/hangileri?

Çok azdır bir kitabı yarım bırakmam. Ama bırakırsam gerçekten dayanamadığımdadır, yoksa inar eder devam ettiririm o kitabı. İsim/isimlerini hatırlamasam da büyük ihtimal aşk türü kitaplarıdır. :))

11. En sevdiğiniz seri hangisi?

Harry Potter Serisi! İçimde ki ona karşı olan aşk hiçbir zaman ölmeyecek! :))

Sırada benim hakkımda 11 gerçeği açıklamaya geldi…

  1. Tam bir kitap kurdu gibi gözlüklüyüm. :)
  2. Yaşımı hiçbir zaman gösteremedim. 30 yaşıma gelsem de hala ufak tefek kalacağım.
  3. Bir fil kadar yerim ama kilom da hep 50 kg kalır. Bu da hayatım boyunca diyet yapmayacağımı gösterir :D
  4. Köpeklere karşı ayrı bir zaafım vardır. İster başıboş olsun ister evcil farketmez her türlü severim.
  5. Ütopyalar ve distopyalara bayılırım.
  6. Türk kahvesinden nefret ederim.
  7. Fast-food’a herkes gibi bayılırım.
  8. Sarımsağın kölesi olabilecek kadar çok severim.
  9. Mor rengine bayılırımmm!!!
  10. Televizyon izlemekten nefret ederim ve izleyenleri de bir türlü anlamam.
  11. Alış-veriş yapmaktan nefret ederim. Çoğu kıyafetimi babam alır :D

Ve şimdi de benim sorularımla karşı karşıyasınız :D

 

  1. En sevdiğiniz kitap türü/türleri nedir?
  2. En sevmediğiniz kitap türü/türleri nedir?
  3. Okuduğunuz kitapta iyi oğlana mı aşık olursunuz yoksa kötü olana mı? :D
  4. Issız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız 3 kitap?
  5. Bu zamana kadar okuduğunuz en güzel kitap hangisidir?
  6. Popüler kitaplara karşı bir ön yargınız var mı? Varsa sebebi nedir?
  7. Hiç bir kitabın sonunu beğenmeyip kendiniz yazmak istediniz mi? İstediyseniz hangi kitap/kitaplar?
  8. İçinde büyüyen bir yazar var mı?
  9. En sevdiğin üç blog hangisidir?
  10. En sevdiğin renk hangisidir?
  11. Çıkmasını sabırsızlıkla beklediğin kitap/kitaplar hangisidir?

En son ki aşamaya geçiyorum ve adaylarımı yazıyorum… :))

  1. Yorum Cadısı
  2. Saklama Kabı
  3. Kitap Tutkusu
  4. Kitap Maceraları
  5. Fighting


Sevgili adaylarım Liebster Blog Award linklerinizi yorum olarak bırakırsanız çok sevinirim! :)

 

 

“Book Sisters” Nedir?


379715_10151380937212360_1947409689_n

 

Merhaba Fehiman ile birlikte yapacağımız yeni çalışmanın tam olarak anlaşılmadığı yönünde geri bildirimler aldık. Aklınızdaki soru işaretlerini gidermek adına Book Sisters’ın ne olduğunu/ne olmadığını açıklayan bir yazı hazırlamayı uygun gördüm. Buyurun, Book Sisters neymiş bakalım…

Book Sisters Nedir/Ne Değildir?
Book Sisters, aynı zamanda aynı kitabı okuyup yorumlayacağımız ve birkaç ek çalışma ile sizlerle paylaşacağımız bir etkinliktir. Blog turlarından farklı olarak bizler, inceleyeceğimiz kitabı kendimiz temin edeceğiz, ama elbette yayınevlerinin tekliflerine de açığız Yapacağımız çalışmanın türüne “Kitap Tur” diyebiliriz; her ay mutlaka en az bir kitabı okuyup yorumlayacağız, yorumlarımıza ek olarak kitabın ön okumasına, kitaptan alıntılara, yazarın kısa bir biyografisi ile yazarla yapılan kısa bir röportaja da yer vereceğiz. Kitap Tur’un ilk kitabı olarak Gölge ve Kemik‘i seçme nedenimiz ise ikimizin de elinde bulunan, henüz okumadığımız bir kitap olması.

Gelen istekler doğrultusunda, Kitap Tur’un herkese açık bir çalışma olmasının daha doğru olacağına karar verdik. İsteyen herkes bu tura katılabilir, kitabı yorumlayabilir, hoşuna giden alıntıları paylaşabilir. 1. Kitap Tur’una katılmak isteyenler bu turun paralel blogları olacaklardır, isimlerini ve blog adreslerini bu postun altına yorum olarak yazabilirler İlk tura katıldığınız zaman diğer turlara da katılmak zorundasınız diye bir sorumluluğunuzun olmadığını da belirteyim. Fehiman ve ben düzenli olarak bu turu gerçekleştirmek niyetindeyiz, katılmak isteyen herkesi bekliyoruz ^^,

1. Kitap Tur Hakkında
1. Kitap Tur’umuzu 30 Ocak çarşamba günü gerçekleştireceğiz. O zamana kadar Gölge ve Kemik‘i okuyacağız ve 30 Ocak günü yorumlarımızı paylaşacağız. Katılmak isteyenler çarşamba gününe kadar Gölge ve Kemik‘i okusunlar lütfen. Katılanların blog adreslerini, paylaştığım 1. Kitap Tur‘un yorumunun altında paylaşacağım, katılanlar oldukça da güncelleyeceğim.