Beklediğim Sendin – Amor Towles / İnceleme


59986_10151235326367476_573202869_n

BEKLEDİĞİM SENDİN / AMOR TOWLES

Geçmişin beyefendiliği ile hanımefendiliğinin harmanlandığı, bir beyefendinin yüreğinden çıkıp, cümlelerin yüzdüğü paragraf denizinde yüzen kelimelerin, bir hanımefendinin düşüncelerini oluşturması, hayatını anlatması ile şekillenen Beklediğim Sendin arkadaşlıkların, entrikaların, aşkların ve hüzünlerin yer aldığı klasiklerin kokusunun harmanlanması ile oluşmuştur.

Kitabımızın ana karakteri olan Kate’in, yıllar önce karısının terk edişinin hüznüne sahip babasının ve amcasının Amerika göç etmesi ile hayatında yeni bir dönem başlar. O zamanlar 2 yaşında olsa da zamanla büyümüş ve 19 yaşında babasının vefatının ardından olgunluğa erişmiş ve kendi mütevazi tek odalı evine taşınmış ve orada bir akşam yemek yerken üstüne yemek döken kız, Eve ile dostluğun, kardeşliğin temellerini atmaya başlamışlardır. Ailesinden ve çiftliklerinden kaçan Eve, ilk başlarda kendi odasında kalmaya başlamış fakat her şeye rağmen babasının gönderdiği parayı geri çevirdikçe ve elinde ki paralar bitmeye başladıkça, üstüne yemek döktüğü Kate ile aynı oda da yaşamayı önermiş ve bu sayede kazandığı para ile zevklerini yaşamaya son hız kaldığı yerden devam etmiştir.

Aynı oda da yaşamaya başlayan bu iki kızımız yavaş yavaş birbirlerinin her şeyini paylaşmaya başlamıştır. Önce kıyafetlerini, sonra da iki küçük kız kardeşmiş gibi yataklarını ve en son da sırlarını. Her gün ne yaptıklarını uyumadan önce anlatmaları günlük bir aktiveleri haline gelmiştir ve ellerine geçen 3 kuruşluk para ile bile ucuz yerler bulup kendilerince mükemmel bir gösteri veya müzik şöleni eşliğinde ucuz içkileri ile beraber yemek yemekte ayrı bir zevkti onlar için.

Yine böyle bir akşam 1938 yılına dakikalar kala ucuz restorandan restorana geçtikleri ve son durakları olan bir barda oturup içkilerini içtiklerin de, zamanla iki arkadaşın arasını açacak Tinker ile tanışırlar. Kızlar, Tinker’ın o beyefendi davranışları ve birini bekleyen ifadesi ile onları görmediğinin hayal kırıklığı ile yaşarken, Eve’nin tekrardan deliliğini konuşturarak, Tinker’ı masalarına davet etmiş ve o dakikadan sonra bütün olaylar 1 sene içinde değişmiştir.

Bu bir sene neler yaşanmadı ki! Yıllarca unutulmayacak ve sadece Kate de saklı kalacak ve sadece Kate’in anlattığı kişilerde kalacak entrikalar, aşk oyunları, hüzün ve gözyaşları. Belki bunlar zamanla Kate’in içinde azalsa da en küçük bir hatırlatacak şeyin karşına çıkması ile her şeyi başa sarıyor ve hüzün denizinde tekrar yüzmeye başlıyor.

Her ne kadar mutluluğu o bir senede veya ondan sonra ki senelerde aşık olup, evlendiği kişi, Val ile mutluluğuna devam etse de Tinker’in onda bıraktığı hüzün ve aşk hiçbir zaman üzerinden silinemeyeceğini bilmektedir.

Kitabımızın ilk bölümü, gelecekten bir kesitle başlıyor ve kitabımızın içinde geçecek kişilerden minik minik alıntılar yapıyor. O bölümü iki kez okumamağa rağmen hiçbir anlamamıştım ama zamanla bütün taşlar yerine oturdu ve aslında o bölümün ne kadar şeyi gizlediğini zamanla anladım. Her bir cümlesinde , her bir kelimesin de kitapta hangi sırların gizli olduğunu, neler anlattığını ufaktan kopya veriyor bize.

İlk 300 sayfa bence çok pasifti ve neredeyse bir kitap başında uyuya kalacaktım. İnanılmaz derece sıkıldım diyebilirim. Ama son 150-100 sayfa sınırlarına girdiği anda kitabımız bir açıldı tam açıldı. Yazar beklemiş beklemiş bu son sayfalara bütün entrikayı, aşkı, gözyaşını, duysallığı sığdırmış. Tabii kitap bu hale gelince elimden bırakmakta gelmedi. O son sayfaların su gibi akıp geçtiğini hissettim. Ama düşüncelerim keşke yazar, bütün o olayları son sayfalara değil de bütün bir kitaba yaysaydı eminim ki o sıkılma istediğim ortadan kalkacak ve bir sonraki sayfayı çevirirken acaba hangi olay olacak diye düşünecektim.

Eğer boş zamanınız varsa ve tarihi bir olayı okumak istiyorsanız ve bu kitabı bir bayanın ağzından hem de bir erkek yazarın elinde çıkmasını istiyorsanız hiç durmayın gidin alın bence.

Bunu söylemeden edemeyeceğim. Kitapta sıkıldığım zamanlar kitabı kapattım ve o mükemmel kapağına baktım. İnanılmaz derece de güzel bir kapağı ve ona eşlik eden bir ayracı var kitabımızın. (:

541461_10151433581812360_1092084213_n

Altı Çizilenler

  • “Eski günler, derdi babam, öyle bir canına okur ki, bağırsakları sökülmüş balığa dönersin.”
  • “Belki. Bazen kızlar  boylarından büyük işlere kalkışırlar. Bunu anlarım. Tek istedikleri geçinebilmektir, hepimiz gibi. Sonlarının böyle olacağını düşünmezler. Hoş, hangimizin sonu düşündüğü gibi oluyor ki zaten? Boşuna hayal kurmak demiyorlar, kurgu işte neticede.”
  • “Sadelik, sadelik, sadelik! Ben derim ki ilişkileriniz iki veya üç kişiyle olsun; yüzlerce, binlerce kişiyle değil.”
  • “Herkes bir araba alabilir, şehirde bir gece geçirebilir. Çoğumuz günlerimizi, kabuklarının kırılması gereken fıstıklar gibi görürüz. Ancak binde birimiz dünyaya hayretle bakabiliyor. Chrysler Binası’na bön bön bakmayı kastetmiyorum. Bir yusufçuğun kanadından bahsediyorum. Ayakkabı boyacısının anlattığı hikayeden bahsediyorum. Lekesiz bir kalple lekesiz bir saat boyunca yürüyebilmek bütün mesele.”
  • “Nereye gideceğimden emin değilim. Ama nereye gidersem gideyim her yeni güne senin adını söyleyerek başlayacağım.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s