Direniş – Gemma Malley / İnceleme


 

Kitabın Adı : Direniş

Orijinal Adı : The Resistance

Serinin Adı : The Declaration Series

Seri Sırası : 2

Yazarın Adı : Gemma Malley

Çevirmen : Demet Evrenoğlu

Yayınevi : DELİDOLU

Sayfa Sayısı : 272

Basım Yılı : Kasım 2012

Orijinal Dili : İngilizce

Bildirge Serisi’nin 2. kitabı olan Direniş’te yeni kahramanlarla tanışıyor,1.kitapta arka planda kalan kahramanların daha ön plana çıktığı, daha fazla düşmanlığın, kahramanlığın, direnişin ve aile bağları olduğunu görüyoruz.

 

1.kitabın yorumuma buradan tıklayarak ulaşabilirsiniz. Tık-tık!

 

İlk kitap olan Bildirge’de biliyorsunuz ki 2140 yılında yaşamın nasıl olduğunu, Artıkların nasıl acı çektiğini, Yasalların nasıl kendilerine öncelik verdiğini, enerji kaynaklarının ve yiyeceklerin azaldığını, ölümsüzlüğün nasıl bulunduğu ve nasıl ölümsüz olunduğunu okumuştuk. Peter ve Anna’nın hayatının nasıl kesiştiğini ve bu kesişmenin nelere yol açtığını, Anna’nın nasıl Peter’ın kelebeği olduğunu, Anna’nın nasıl ailesine kavuştuğunu ve bir kardeşi olduğunu da öğrenmiştik.

 

İkinci kitabımız Direniş’te ise ilk sayfalarda bazı şeylerin rayına oturduğunu, her şeyin sessiz sakin ilerlediğini ve artık bir sorun çıkmayacağını düşünüyoruz. Ama öyle olmadığını sayfaları çevirdikçe anlıyoruz.

 

Kitabımız Peter, Anna ve Ben’in Yasal hayatlarının nasıl olduğu ile başlıyor. Nasıl Anna’nın ailesinin evinden koparılıp daha küçük bir eve taşınmaları, çevredeki insanların onlara karşı bakışları ve düşüncelerini hiç saklamadan dile getirmeleri ve bu konuda Anna’nın git gide moralinin bozulması ve sokağa çıkmak istememesi, Peter’ın, Anna’nın hiç sorun yaşamadan atlattığı Gözetmen sınavından bir türlü geçememesi ve her seferinde bildirgeyi imzalayıp imzalamaması hakkında gelen soruları ve Gözetmenin bu soruyu devamlı üstelemesinin arkasında Richard Pincent’ın yani Peter’ın dedesinin olduğunu bilmesi ve sırf bu yüzden Peter’ın bu soruya bilinmezliklerle dolu cevap vermesi ama en sonunda Yeraltı’nın komutanı vazifesinde olan Pip’in ısrarları ile bildirgeyi belki imzalayacağını ama dedesinin yanında kesinlikle çalışacağını söylemesi ile Gözetmen sınavını bir şekilde atlatmıştır. Tabii Pincent İlaç’a girmesinin bir sebebi vardır. Orada ne işlerin döndüğünü öğrenmek!

 

Pincent İlaç’ta Pip’in birkaç adamının bulunmasına rağmen Peter’ın orada çalışması ile daha çok bilgi edinebileceğini düşünmektedir. Ama bilgi edinme konusunda birkaç pürüz ortaya çıkmaktadır. Birincisi Peter, Pincent İlaç’tan adımını attığı an da her şeyin duvarların arkasında yapıldığını ve bu duvarların arkasına ise özel kimlik bilgileri ile geçebileceğini görür ve o duvarların arkasına geçebilmesi için de önünde uzanan uzun mu uzun eğitim programını tamamlaması lazımdır. Doktor Edwards zamanında Pincent İlaç’ın en büyük profesörlerinden  biriyken Richard Pincent’ın bazı görüşlerini karşı çıkarak ana üretim alanından alınıp yeni gelen çalışanlara ders veren bir öğretmen konumuna getirilmiştir ve artık Peter’ın öğretmenidir. Ve Dr.Edwards’ta ana üretim alanından alındıktan sonra içinde Pincent İlaç’a karşı bir nefret büyümektedir ve tabii ki bu nefreti hiç belli etmeden içinde saklamaktadır ama Peter gelip onun her söylediğini Richard’a söyleyene kadar ve Peter’ın cümlesi cümlesine her şeyin  dedesine aktarıldığını öğrenmesi ile Dr.Edwards’a karşı görüşleri değişmiştir ve bu görüşlerin değişmesi ile Dr.Edwards içinde ki nefreti yavaş yavaş gün yüzüne çıkartmaktadır.

Bu nefret gün yüzüne çıktıkça Dr.Edwards, Peter’ın tarafına yani Yeraltı tarafına geçmektedir.

 

Bir diğer pürüz ise Jude adında bilgisayar hackerının ortaya çıkması ve Yeraltının bilgisayar güvenlik duvarlarının zayıf olduğu hakkında iletişim kurmasıdır. Ama Jude’un bu davranışı ne yazık ki Pip onu yakalayana kadardır. Hatta şunu söyleyebilirim ki Jude Yeraltına ulaşmasının üzerinden 2 saat geçmeden yakalanmıştır ve yakalandığı anda da ne yapacağını şaşırmıştır. En büyük amacı ayağına kadar gelmiştir ve bunu geri tepmek istememiştir. Üvey kardeşi gibi o da Yeraltına katılmış ve aynı üvey kardeşi gibi Pincent İlaç’a yasal olmayan yollardan girebileceğini öne sürmüştür. Hatta Pincent İlaç’ın güvenlik kameraları ile gezerken gizli bir bölümde genç kızları tuttuğunu bile anlatarak Yeraltına girmek için son kozunu kullanmıştır. Hatta üvey kardeşi gibi oraya gidip ders çalışmayacağını direk sistemlerine girerek onları yok edebileceği güvencesini vermiştir. Peki bu üvey kardeş kim mi? Bence artık ortaya çıktı. Tabii ki Peter. Zamanın da her ikisinin babası olan kişinin sadece bir çocuğun yasal olması hakkını, Peter’dan sadece iki ay önce doğarak Yasal unvanını alan Jude, Artık unvanını alan ise Peter’dır. Ama bir Artık olarak büyük işlere atılan Peter’ı bir Yasal olarak kıskanan  Jude önemli işler başarabilmek için bilgisayar ağlarını kullanmıştır.

 

Tabii bu durum büyük sorunlar açmadan önce. Jude’un gördüğü kızlar Ünite X’in yani Uzun Ömürlülük+ için gerekli deneklerdir. Daha doğrusu onların rahimlerinde büyüyecek embriyolardır. (Eğer Tess Gerritsen’ın Gece Nöbeti kitabını okuduysanız orada da aynı konunun işlediğini göreceksiniz. )  Uzun Ömürlülük ilacının sadece organların yenilediğini ama kırışıklıklara engel olmadığını, dış görünüşü değiştirmek için estetik ameliyatının şart olduğunu ama bu ameliyatlardan sağ salim kalkılmadığını görüyoruz. Bu kırışıklıkların geçmesi için de derinin kendisini yenilemesi lazımdır ve bu da kök hücre ile mümkündür. Daha minik hücre olan embriyodan alınan kök hücrenin Uzun Ömürlülük ilacına eklenerek yeni bir ilacın ortaya çıkmasını sağlayarak ölümsüzlüğü güzelleştirmeye çalışmaktadırlar. Bunu da Artık kızlarının üzerlerinde deneyerek yapmaktadırlar ve bu yöntem, kendini Hükümetten bağımsız yaşayan Pincent İlaç için yasal olup olmadığı yönünde bir önem taşımamaktadır.

 

Kitabımızın genel olarak bu konu üzerinde ilerlemektedir ama bu kitapta en çok sinirlerimi zıplatan öldürmek istediğim tek kişi Richard Pincent’tır. Sırf emellerini gerçekleştirebilmek için kitap boyunca yapmayacağı pislik kalmadığı gibi adam resmen Şeytan’ın sağ koludur. Peter ve Anna’ya yaptıkları, hele ki Artıklara yaptığı şeyler anlat anlat bitmez. Richard Pincent gözümde şu an da en kötü karakterler listesinde başa oturmuş durumda. Bir kaşık suda boğsam boğarım o derece -.-

 

Derek Samuels denen Richard’ın sağ kolu ise Richard ile birlikte gümbürtüye gidecekler arasında! -.-

 

Peter ve Anna ise aile çocuğu olma yolunda başarıyla ilerliyorlar. Sevgi pıtırcıklarım benim <3

 

Jude deseniz ayrı bir alem. Bu kitapta ne yapmaya çalıştığını bir türlü anlamıyoruz ama diğer kitapta daha çok üstünde durulacak bir karakter bence.

 

Kitabımız genel çerçevede 1.kitaba kıyasla konu ve olay bakımında çıtayı düşürmüş durumda ama onun dışında dilinin kolaylığı ve çevirisi ile mükemmel bir yapıt. Kısacası okurken hiç sıkılmayacağınız sayfa üstüne sayfa çevireceğiz bir kitap. Serinin ilk kitabını okuyanlarına kesinlikle seriye devam etmelerini öneriyorum çünkü inanılmaz sırlar üstüne sırlar ortaya çıkıyor ve finali mükemmel bir şekilde bağlıyor.

 

Kitaba puanım ise 5 üzerinden 4 :)

579570_10151433581942360_1260439767_n

 

 

alıntı

 

 

556796_10151507525567360_129172720_n

“Peter, sen kendini binlerce kez kanıtladın. Ama bu işte tek başına olacaksın, ilaç şirketinin tüm ağırlığı senin omuzlarına binecek ve buna hazır olup olmadığından emin olman gerekiyor. Bunun sadece bir iş olmadığını unutma Peter. Bu bir savaş. Doğa ve biliöim, iyi ve kötü arasında bir savaş. Uzun Ömürlülük, insanların aklını çeliyor ve büyükbaban seni kendi tarafına çekmek için elinden geleni yapacak. Bu işe girişirken her şeyin farkında olmalısın.”

556796_10151507525567360_129172720_n

“Peki, sonra ne yapacağım? Orayı havaya mı uçuracağım? Yoksa makineleri mi kırıp dökeceğim?” diye heyecanla sordu. 

556796_10151507525567360_129172720_n

“Hükümet her şeyin kendi kontrolünde olduğunu zannediyor.” Richard’ın sesi buz gibiydi. “Ama yanılıyorlar.”

556796_10151507525567360_129172720_n

“Anna’yı sakın bu işe karıştırma,” dedi alçak bir sesle. “Bu onun ismi. Anna. Ve eğer bir daha onunla ilgili konuşursan yapacaklarımdan sorumlu olmam.”

556796_10151507525567360_129172720_n

“İnsanlardan hiç anlayış beklemiyorum,” dedi. “Sadece bizi rahat bırakmalarını istiyorum. Herkesten tek istediğim bizi rahat bırakmaları.”

556796_10151507525567360_129172720_n

“İşin doğrusu hiçbir şey siyah veya beyaz değildir. Her şeyin gri tonları olduğunu unutma. Hükmü kalmamış bir amaç için hayatını mahvetmeden önce bunu düşünsen iyi edersin.”

556796_10151507525567360_129172720_n

“Doğru seçimin ne olduğunu bilmiyorum. Ortada bir seçim var mı, onu bile bilmiyorum artık.”

556796_10151507525567360_129172720_n

Korkmuyordu; öfkeliydi ve nefret, damarlarında bir zehir gibi dolaşıyordu.

556796_10151507525567360_129172720_n

“Sen meleklerin yanındasın. Ama melekler de şeytana uyar. Hepimiz hata yaparız; öyle olmasa hiçbir şey öğrenemezdik.”

556796_10151507525567360_129172720_n

“Gördün mü Pip, ‘biz’ diye bir şey var.”

556796_10151507525567360_129172720_n

 

481078_10151509026752360_1011133331_n

 

One thought on “Direniş – Gemma Malley / İnceleme

  1. Geri bildirim: Miras – Gemma Malley / İnceleme | Yorum Duragım

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s