A Terrible Love – Marata Eros / Tanıtım


Kitabın Adı : A Terrible Love

Serinin Adı : A Terrible Love Series

Seri Sırası : 1

Yazarın Adı : Marata Eros

Yayınevi : Simon & Schuster

Sayfa Sayısı : 272

Basım Yılı : Şubat, 2013

Goodreads Puanı : 3,85 (2,119 ratings)

Jessica Mackey, zorunluluktan titizlikle hazırlanmış bir yalanı yaşamaktadır. Yeni bir başlangıç yapabilmek için, kim olduğunu ve yaşadığı gizli trajediyi geride bırakmıştır. Ama Jess, tutkunun geride bırakılamayacağını yakında anlayacaktır; kendisi ve onun gerçekten kim olduğunu görebilen tek adam için. Varlığı, Jess’in kendisi için yarattığı huzurlu hayatını tehlikeye atacak tek adam…

Devin Castile varlığının eksik parçası olan genç bir kadın ile karşılaşır, aynı zamanda korkunç bir suçun kurbanı bir genç kadın. Devin, bu kadın karşı duyduğu fiziksel arzuya rağmen, duygusal olarak mesafesini koruyabileceğine kendisini inandırmıştır. Zamanla Jess’in kurduğu yalan dünya yavaş yavaş yıkılmaya başlarken, aralarındaki çekim de artmaktadır. Gerçeğin ortaya çıkması, nelere mal olacaktır? Hayatlarına ya da tüm varlıklarına?

divider

Kitap  ülkemizde daha çıkmamıştır ama en yakın zamanda çıkmasını istediklerim arasında yer alıyor. Kitabımızın türü ise New Adult / Women’s fiction / Contemporary romance türündedir. Kitabımızı İngilizcesinden okumayı planlıyorum. Bu da yazın okuyacaklar listeme girdiğini gösteriyor :)

Ayrıca yukarıda ki kitabın tanıtımının çevirisi Tuğçe’nin Kitaplığı‘na aittir!

Yürüyen Kentler Serisi / Tanıtım


Kitabın Adı : Yürüyen Kentler

Orijinal Adı : Mortal Engines

Serinin Adı : Yürüyen Kentler Serisi

Seri Sırası : 1

Yazarın Adı : Philip Reeve

Çevirmen : Müren Beykan, Fulya Yavuz

Yayınevi : On8 Kitap

Sayfa Sayısı : 352

Basım Yılı : Mayıs, 2013

Düzen değişti. Kentler artık makineler üstünde yürüyor. Küçük yerleşmeleri kovalayıp avlayan Londra, hem o bilindik şehir, hem de tarihini kısmen yitirmiş bir dünya…

2002 Gold Nestle Smarties Ödülü
2003 Blue Peter Yılın Kitabı Ödülü

Bilimkurgunun Carnegie Ödülü sahibi dâhi yazarı ve illüstratörü Philip Reeve’den büyük yankılar uyandıran, steampunk bir saga. Dizinin aynı adı taşıyan ilk kitabında okur, uzak gelecekte birbirini avlayan kentlerin makineleşmiş dünyasıyla tanışırken, genç tarihçi Tom ve gizemli Hester’ın kentler ve dişli çarklar arası yolculuğu başlıyor.

Tom, yarı baygın Hester’ı kolundan kavradı. Tezgezerli adamlardan biri, kaçmalarını engellemek için hamle yapmıştı ki, kırmızı paltolu kadın adamın önüne dikildi: “Onlar benim yolcularım. Fiyatta anlaşmaya çalışıyordum!”/ “Onlar bizim kölelerimiz!” diye haykırdı Wreyland, kadını itekleyerek. “Tom Nitsworthy ve arkadaşı. Onları Dış-Topraklar’da buldum. Kural kuraldır. Mal bulanındır…”

Uzak gelecekte, 60 Dakika Savaşları’nın sonrasında bildiğimiz dünyadan eser kalmamıştı. Tekerlekler üstünde “yürüyen” Londra kenti, eski Kuzey Denizi’nin kurumuş yatağı boyunca, küçük kentleri kovalıyordu. Tarihçiler Loncası’nda Üçüncü Sınıf Çırak Tom, kızına âşık olduğu baştarihçinin hayatını kurtarmaya çabalarken, kendini suikastçı Hester’la birlikte, mahvedilmiş bir dünyada, acımasız bir düzende var olma savaşının içinde buldu…

TADIMLIK YÜRÜYEN KENTLER

divider

Kitabın Adı : İhanet Altını

Orijinal Adı : Predator’s Gold

Serinin Adı : Yürüyen Kentler Serisi

Seri Sırası : 2

Yazarın Adı : Philip Reeve

Çevirmen : Müren Beykan, Fulya Yavuz

Yayınevi : On8 Kitap

Sayfa Sayısı : 368

Basım Yılı : Mayıs, 2013

Büyük yıkımdan sonra gözler ölü kıta Amerika’da. Issız buzullarda soluk soluğa bir kovalamaca sürerken, beyaz kent Anchorage rotasını bilinmeze çevirmiş, ilerliyor.

2005 Amerikan Kütüphaneler Birliği (ALA) En İyi Kitap Ödülü

Yürüyen Kentler’in devam kitabında macera tırmanıyor. Kitapları bilimkurgu klasikleri arasına giren Philip Reeve, üstün teknolojilerle işleyen bir geleceği canlandırdığı dizide, kentlerin ve insanların verdiği acımasız hayat mücadelesini gözler önüne seriyor. Teknoloji hangi noktaya gelirse gelsin, siyaset ve ihanet yine yerinde sayıyor.

Hester elini boynuna götürmeye çabaladı; ama ilaç etkisini çok çabuk gösteriyordu, kol ve bacakları artık itaat etmez olmuştu. Bağırmaya uğraştıysa da, baykuş ötüşü gibi bir ses çıkarabildi yalnızca. İleriye doğru bir adım attı, düştü; yüzü, adamın çizmelerinin dört beş santim yakınına geldi. Adamın, “Çok üzgünüm,” dediğini duydu; sesi titrek ve uzaktı.

Dev kent Anchorage, devasa demir paletleri üstünde Buz Diyarı boyunca Ölü Kıta’ya doğru sessizce ilerliyordu. Kurşunlarla delik deşik bir halde, başıboş sürüklenen bir havagemisinin umutsuz iki pilotu Tom ve Hester için bir sığınak olabilir miydi? Sokaklarında hayaletlerin ve deliliğin kol gezdiği bu tuhaf kent, tehlike ve karışıklıklarla dolu bir ateş fırtınasına doğru sürüklenmekteydi…

TADIMLIK İHANET ALTINI

divider

* İster kapak çalışması olsun ister kitapların konusu olsun bu seri beni cezbetti. :) Hem serinin kitaplarının arka arkaya çıkması ise bu seriyi hemen okumam için artı puan. Buradan yayınevinin bu hızlı çalışmalarından dolayı tebrik ediyorum.Çünkü bizi çok fazla bekletmeyecekler :)) Ve On8 Kitap’ı daha yakından tanımak için:

On8 Kitap İnternet Sitesi

On8 Kitap Facebook Sayfası

tıklamanız yeterlidir. Benden söylemesi çok cana yakın insanlar. Bence hemen tanışın :)

Konuşan Kitaplar #11 Blog Tur 5.Gün / Ejderin Arzusu – G.A.Aiken / Ya Sonra?


Konuşan Kitaplar’ın 11. Blog Turununun 5. gününde yani bugün Ejderin Arzusu kitabının devam kitabı olan ve Yakışıklı Gwenvael’in baş kahramanı olduğu What a Dragon Should Know kitabının tanıtımını ve giriş bölümünü sizin için çevirerek tanıtacağım. Ve 9. hissim bu kitabın diğer iki kitaptan daha komik, daha eğlenceli, daha kılıçların ön planda olacağı yani savaşların olacağını ve hatta daha tutkulu bir aşkın olacağını söylüyor. Daha fazla kitaptan konuşmayarak tanıtıma ve minik alıntıya geçiyorum. :)

Kitabın Adı : What a Dragon Should Know

Serinin Adı : Dragon Kin

Seri Sırası : 3

Yazarın Adı : G. A. Aiken

Yayınevi : Zebra

Sayfa Sayısı : 460

Basım Yılı : Eylül,2009

Yalnızca sevdiklerim için acımasız Kuzey Diyarlar’nda dolaşır ve hayatımı, bedenimi, olağanüstü güzelliğimi riske atarım. Ama onlar bunun değerini biliyor mu? Onlar, “Yakışıklı Gwenvael, sen en iyimiz, bütün ejderhalar arasında en sevilensin,” diyorlar mı? Hayır! Yüzyıllar boyunca ailem, ihtişamımı ve doğuştan gelen alçak gönüllülüğümü onaylamadı. Tabi şimdilik, bu ülkenin sunabileceği en kötü meydan okuyanı olacağım, çünkü ben çok cesurum.

Şimdi de Kuzey Diyarlıların Canavar diye çağırdığıyla yapılacak ittifak anlaşması için sabırsızlanıyorum. Bu Canavar o kadar korkulu bir yaratık ki, en büyük savaşçılar bile ismini fısıltılı halinde dile getirir. Fakat ben Gwenvael, cesurca yüzleşeceğim bu terör estiren… kadınla? Canavar’a, nam-ı diğer Dagmar Reinholdt’a, dönüşen kadın çelik grisi gözlere ve mükemmel görünüşüme gösterdiği inanılmaz bir umursamazlığa sahip. Düz cübbesinin ve ciddi gözlüklerinin altında duygusal ve serbest kalmayı bekleyen bir yaratık yatıyor. Kim bu soğuk tavırların buzunu bir ejderhadan daha iyi çözebilir ki? Ve kim güçlü bir ejderhanın kalbini nihayetinde bir canavardan daha iyi yumuşatabilir ki?

divider

Minik bir alıntı…

GÖRÜN, BENİ DİNLEDİĞİNİZ ZAMAN NELER OLUR?

“Sadece iyi şeyler.” Ona gülümsedi. “Şimdi, düzgün bir şekilde bana teşekkür edecek misin?”

“ ‘Teşekkür ederim’ demiştim. Bazı kültürlerde bu, sana düzgün bir teşekkür olarak kabul edilir.”

“Ben bunun biraz daha fazlasını umuyordum.”

Kız başını sallamadan önce, uzun bir süre onu inceledi.

“Tamam.” Yataktan aşağı biraz kayarak elbisesini uyluklarına kadar çekmiştir ve rahatça yatağa arkasına yaslanmıştır. “Eğer yemekler buraya gelmeden önce, bunu hızlı bir şekilde yaparsan, harika olurdu.”

Gwenvael, göz altında küçük bir seğirme hissetmiştir. Ancak babası ile anlaşama yapmak zorundaysa, göz kapaklarında sık sık aynı şeyleri hissetmektedir. Görünüşe göre, yeni bir tanesini de sadece Lady Dagmar’a özel olarak gelişmiştir. “Kastettim bu değildi”

“Umarım diz çökmemi beklemiyorsundur çünkü bunun işe yarayacağını zannetmiyorum.”

“Hayır!” Ulu Tanrılar, bu kadın! “Yine kastettiğim bu değildi.”

“Her zaman erkeklere ne zaman düzgün bir teşekkür sorulduğunda bunu kastederler.”

“Kelimelerin beni korkutuyor. Bizim bu konuda açık olmamızı istiyorum.” Eğilip belinden tuttu ve kabarık yastıklara yatırana kadar da kaldırdı.

“O zaman, istediğin şey gibi kararsızım.”

“Bir öpücük,” diyerek kızın elbisesini ayak bileklerine kadar çekmiştir. “Basit bir öpücük.”

Tur Takvimimiz

Not: Çeviriler bana aittir, o yüzden alıntı yaparken ismimi eklerseniz çok sevinirim. :)

Konuşan Kitaplar #11 Blog Tur 4.Gün / Ejderin Arzusu – G.A.Aiken / İnceleme


Kitabın Adı : Ejderin Arzusu

Orijinal Adı : About a Dragon

Serinin Adı : Dragon Kin Series

Seri Sırası : 2

Yazarın Adı : G. A. Aiken

Çevirmen : İren Kori

Yayınevi : Ephesus

Sayfa Sayısı : 439

Basım Yılı : Mayıs , 2013

Kendini beğenmiş, tuttuğunu koparan, yakışıklı, kaslı, seksi, kadın görünce bütün kimyası değişen ama bu huyuna rağmen tek bir kadına kalbini kaptıran, Gwalchmai fab Gwyar Hanedanlığı’nın ikinci en büyüğü, Beyaz Ejderha Kraliçe’nin tahtının ikinci varisi, Ejderha Kraliçe’nin tahtının koruyucu lordu Kudretli Briec ile hırçın, çenesini bir türlü kapatmayan, nefes almadan konuşan, güzel, acı çekmiş ama bu acıları ile ayakta duran, yıllar öce yanlış kişiye – annesine ve Tanrısına göre- bir askere aşık olan, 16 yaşındayken çocuk sahibi olan ve bu yüzden toplumu tarafından dışlanıp Tanrısı’nın ittifak yaptığı bir köye gidip orada hiç tanımadığı bir yere giden , hem kedi hayatını hem de soytarı kocasının hayatını karartan, bu yetmezmiş gibi birisi tarafından suikastçı olarak yetiştirilen Nolwenn cadısı Talaith arasında ki yolcuğa başlıyoruz.

İlk kitabı okuyanlar bilir. Bu seri normal ejderhaları anlatmıyor. Mutant ejderhalar diyorum ben çünkü eski dillerinden iki-üç cümle söyledikleri zaman hop diye insana dönüşüyorlar, sonra aynı kelimeleri bir daha söylediklerinde hop diye ejderha oluyorlar. Ve ejderha formlarında insan formaları kadar rahatlar. Eee hal böyle olunca onlar sanki normalmiş gibi ortalıkta dolanırken çevrelerinde ki insanların onları garipsediklerini hiç düşünmüyorlar. Ne olacak işte kendilerini beğenmiş yaratıklar!

İşte bu kitabımızda ise kardeşler arasında ki en en en kendini beğenmiş, kendini üstün gören ama ama ama zamanı gelince de burnunu yere sürtecek bir güzelin ortaya çıktığı ve kalbini hapsederek, kaybetme duygusu neymiş, üzülme neymiş, hüzün neymiş, yalvarma nasıl olurmuş, en basiti özür dileme nasıl olurmuş öğrenen Kudretli Briec’ı okuyoruz. Seriler genellikle ejderhalar üzerinden ilerliyor ve onlara bir eş, kardeş ve çocuk katılıyor. Gerçi onlar yeni nesil oluşturamıyor ama yine de kalplerini yerinden hoplatarak birisi ortaya çıkıyor ve ona/onlara ‘baba’ diyor. :)) Gerçi bunu erkek ejderhalar olarak sınırlandırmayalım sonuçta bayan ejderhalarda var ve neredeyse en kudretlileri ve özel güçlere sahip onlar. Ki en büyükleri Beyaz Ejderha en başları yani Kraliçe. Düşünün hükümdarlıklarını bir bayan yönetiyor ve işte bu yüzden erkeklerin bi kuyruk acısı var :P

Kitabımız cadı kızımız Talaith’in kocası ve kocası tarafından kötü bir cadı olduğundan dolayı suçluyor ve onu ağaca bağlayarak ateşe vermeyi düşünüyorlardır. Ama kahraman şövalyemiz Briec, ejderha formunda gelip olaya el koymuş ve kızımızı kurtarmıştır. Ama kızımızı kurtarmasından sonra bir şart ortaya koymuştur. Onunla beraber olmasını istemiştir. Tabii bu kelimeler daha ağzından çıkar çıkmaz kızımız onun yanından kaçmaya çalışmış ama başaramamıştır. Briec zorla kızımızı sırtına aldıktan sonra mağarasına doğru yola koyulmuştur. Ama beklenmeyen bir fırtına yüzünden yollarına devam edememektedir ve daha fazla Talaith’i tehlikeye atmak istemeyerek abisi Fearghus’un mağarasına doğru yol almıştır. Orada gittiğinde Talaith’in inadını kıracağını ve onunla beraber olacağını düşünmektedir. Zavallıcık! Öyle düşünmeye devam ede dursun mağaradan adımlarını attıkları anda Yakışıklı Gwenvael ve mavi Eibhear ile karşılaşır ve Gwenvael ile Briec arasında bir kavga patlak verirken, nazik korumacı Eibhear ise Talaith’i korur. Böyle devam edemeyeceğini anlayan Briec en sonunda pes eder ve fırtına geçene kadar orada kalmaya devam eder. Sadece zorunluluktan. Yoksa öldürseler kalmaz o derece düşünün. Nazik Eibhear hiç durmadan Talaith’e kitap alır, yemek yemesini sağlar ve iki canavardan onu korumaya çalışır. Ve aralarında en küçükleri o olduğu için her ne yaparsa yapsın kimse ona bir şey yapmaz. Buna şiddet de dahildir. İşte tam aşık olunacak adam değil mi? Ama kitabın sonuna doğru azıcık bozuldu, centilmen olmadı ama bir sonraki kitaplarda saçını başını çekerek düzelteceğim onu siz hiç merak etmeyin. :))

Böyle geçen 1 hafta 15 günün ardından artık fırtına diner ve iki sevgili Briec’ın mağarasına giderler. Giderler ama bela peşlerini bırakır mı? Tabii ki hayır? Unuttunuz mu bunların ikisi bela mıknatısı. Tam mutluluğa ermişler aşklarını ilan edecekler ta ta dammm Talaith’in Tanrısı ortaya çıkar ve iki sevgiliyi birbirinden ayırır.

Bundan sonra olaylara Fearghus, eşi Kanlı Kraliçe Annwy, Gwenvael, Eibhear , Morfyd’ın da olaylara katılmasının yanı sıra askerler ve komutanlarda işin içine dahil oluyor.

Ve bu dakikadan sonra macera, savaş, fantastiğin doruk noktası, ejderhalara doyum, Eibhear’a aşık olma, Briec’ı öldürme, yeme,parçalama arasında gidip gelme ama en sonunda sırılsıklam aşık olma, Talaith’i yeri geldiğinde savunma, yeri geldiğinde boğazlama ile devam eden sürükleyici elinizden bırakamayacağınız bir kitap.

Gerçeği söylemek gerekirse ben bu seriye BA-YI-LI-YOR-UM!!! Hele ki kitabı kapatır kapatmaz serinin 3. kitabının hemen çıkacağını yani Ağustos ayında çıkacağını duyduktan sonra yerimde duramıyorum resmen. Yoksa İngilizcesinden başlayacaktım okumaya. Düşünün o kadar sabırsızım bu konuda. Geçen sene sınav dönemidir carttır curttur sebebi ile serilere fazla merak sarmamıştım ama bu sene yata yata okula gittiğim için serilere bağlanma aşkı başladı bende. Ee bu aşk olunca da İngilizcesinden devam etmeye başladım. Yarı anlar yarı anlamaz halde :)) Uzun lafın kısası eğlenceli, aksiyonlu, fantastik, büyülü, kılıçlı ve Ejderhalı bir seri bir kitap mı arıyorsunuz? Hiç durmayın başlayın bu seriye. Sıkı bir tavsiye verebilirim bu konuda size. Ama tabi yaşınız +16 ise. Yoksa elinizi dahi sürmeyin lütfen. Yetişkinlere özel diyebileceğiz kısımlar var.

Bunun dışında kapak bir harika. Al beni oku, buram buram yakışıklı erkekler var içinde kokuyor. :) Ve çeviri. En hassas olduğum konu. Çeviri cidden güzeldi. Çevirmen hakkını vermiş kitabın. Ellerine sağlık. :)

Bence kitap hakkında daha fazla konuşmayayım yoksa bol bol spoiler vereceğim hoş olmayacak :D En iyisi gidin alın!

Kitaba puanım ise 5 üzerinden 5!

385472_10151433582022360_1769049046_n

deneme

581646_10151616667197360_333466009_n

“Affedersin?”
“Yok bir şey. Sadece senin oldukça korkunç boyutundan söz ediyordum.”

581646_10151616667197360_333466009_n“Geber cadı! Geber!” Ne kadar hoş. Kendi “sevgili” kocası bu sevimli şarkıyı başlatan kişi olmuştu. Piç kusuru zamanı geldiğinde onunla diğer tarafta karşılaşacaktı ve Talaith onun sonsuza dek acı çekmesini sağlayacaktı.

581646_10151616667197360_333466009_n“Kendi başına ateşi asla yakamazdın. Ve hastalanırsan bana bir yararın olmaz. Siz insanlar kolay iyileşemezsiniz.”

“Doğru olabilir, ama yanıklar da zor iyileşir ejderha.”

581646_10151616667197360_333466009_n

“Sahi mi?” Dramatik bir tavırla havayı yeniden kokladı ve Talaith ona kızgınlıkla baktı.

“Şunu yapmaya bir son veremez misin?”

“Verebilirim. Peki bunun eğlencesi nerede kaldı.”

581646_10151616667197360_333466009_n

“Sen, ejderha, dünyadaki en…”

“Tanımış olduğun en harikulade varlığım.” Bu bir soru cümlesi değildi. Bir beyanattı.

“Dünyadaki en kibirli orospu çocuğu diyecektim.”

581646_10151616667197360_333466009_n

“Senden. Nefret. Ediyorum.”

Briec burunları neredeyse birbirlerine değene kadar eğildi. “Umurumda. Değil.”

581646_10151616667197360_333466009_n

Ejderha durdu ve inledi. Uykulu menekşe rengi gözler Talaith’e baktı. “Gün içinde konuşmadığın bir zaman dilimi var mı?”

“Hayır.”

581646_10151616667197360_333466009_n

“Çünkü…” Ufaktan burun kıvırdı. “İnsanlar çok güçsüzdür. Sinir bozucu, mızmız ve aptaldırlar.” Talaith konuşmak için ağzını açtı ama Briec izin vermedi. “ Fakat bu yüzden seni büyüleyici buluyorum. Sen bunlardan hiçbiri değilsin. Sinir bozucu olman dışında.”

581646_10151616667197360_333466009_n

“Hayır seni kibirli, yarım akıllı piç kurusu. Burada oluşumun seninle bir alakası yok.”

Şaşıran ejderha kalçasının üzerine oturdu. “Ben… Ah…”

“Ne var? Korkundan titremem mi gerekiyordu?” Sesinin bilerek alçak ve kontrollü tutarak ona yaklaştı. “Hıçkırmalı ve merhamet için yalvarmalı mıyım? Sana veya o kibirli, yarım akıllı ağabeyine bu zevki yaşatmaktansa cehennemin en ücra köşelerinde yanmayı tercih ederim.”

581646_10151616667197360_333466009_n

Altın renkli, “Adım Yakışıklı Gwenvael,” diyecek kadar bir süre gülümsemeye ara verdi. “Hizmetinizdeyim leydim.” Uzun, coşkulu bir reverans yaptı ve bu sırada gümüş renkli ağabeyi kuyruğunu onun kafasının arkasına geçirdi. “Ah! Bu ne içindi?”

Gümüş ejderha, “Kaza,” diye patladı.

581646_10151616667197360_333466009_n

“Kelimeleri diyorum. ‘Özür dilerim.’ Bunları söyleyebilmede bir sorun mu yaşıyorsun?”

Briec bir an düşündü. “Biliyor musun, sanırım bunu daha önce hiç söylemedim.” Biraz daha uzun düşündü, sonra başını iki yana salladı. “Hayır. Bunu daha önce hiç söylemedim.”

581646_10151616667197360_333466009_n

“İkiniz de kesin artık. Aranızda sürüklenmeyeceğim tıpkı bir… bir…”

“Kaliteli şekerleme?”

“Lezzetli lokma?”

“Yemeğin en lezzetli kısmı?”

“Enfes yiyecek?”

“Çürümüş zevk?”

Talaith ellerini havaya kaldırdı. “Durun. Durun.”

“Tanrılar adına, ağabey.” Gwenvael bir elini Briec’ın omzuna koydu. “Kadının yüzündeki bir gülümse mi?”

“Sanırım öyle. Ama pek de emin değilim. Onu yüzünde sayılı kez gördüm.”

581646_10151616667197360_333466009_n

“Tanrılar seni lanetlesin, Briec.” Talaith ondan kurtulmayı denedi, ama Briec ellerini sıkı tutuyordu. “Neden böyle bir dangalak olmak zorundasın?”

581646_10151616667197360_333466009_n

“Senden nefret ediyorum.”

“Sıraya gir.”

“Ahlaksız kadın.”

“Tartışmacı gaddar.”

581646_10151616667197360_333466009_n

“Hayret, cesur kraliçe değil miydik aşkım?”

“Kapa çeneni eşim.”

581646_10151616667197360_333466009_n

“Saçların mavi mi?”

“Ee…”

“Örebilir miyim?”

“Hayır!”

581646_10151616667197360_333466009_n

“Mutsuz bir Briec mutsuz bir evrendir.”

581646_10151616667197360_333466009_n

“Talaith, aşkım.”

“Gwenvael, ıstırabım.”

581646_10151616667197360_333466009_n

Tur Takvimimiz

481078_10151509026752360_1011133331_n

Konuşan Kitaplar #11 Blog Tur / Ejderin Arzusu – G.A.Aiken


Konuşan Kitaplar ile Blog Turları ile  fantastik bir diyara gidiyoruz, ama aşktan da çok uzak kalamıyoruz! Ephesus Yayınları’nın beklenen kitabı Ejderin Arzusu, G.A. Aiken’in serideki ikinci kitabı 19 – 24 Mayıs tarihleri arasında Blog Turuna çıkıyor. Bu alev alev yolculuğa sizleri de bekliyoruz…

Blog Turumuzda neler var; Yorumlar, hediye kitaplar, Öncesinde Ne oldu?, Ya Sonra?, Film Olsaydı, Söyleşiler, Tanıtımlar, Ön Okumalar ve daha neler neler… İlk günümüzün durakları:

19 Mayıs

Kitap Tanıtım: Kitap Sayfaları
Yazar Tanıtım: Kitap Aşığı
Ç
ekiliş: Küçük Kızın Büyük Kütüphanesi 

Tur Takvimi

Şahane Hatalar: Cumartesi – Lorraine Freeney, Tara McCarthy / Tanıtım


Kitabın Adı : Şahane Hatalar: Cumartesi

Serinin Adı : Şahane Hatalar Serisi

Seri Sırası : 4

Yazarların Adı : Lorraine Freeney, Tara McCarthy

Çevirmen :  Avi Pardo

Yayınevi : APRIL

Sayfa Sayısı : 424

Basım Yılı : Mayıs, 2013

Son hatanı hatırlıyor musun?
Şahane!
Serinin dördüncü kitabında vitesi yükseltiyoruz.
Cumartesi gecesi ateşi tutuşturuyor. Barlar seksi kadınlarla, baş döndüren erkeklerle dolu. Eski sevgilin pusuda, en yakın arkadaşın büyük bir sır saklıyor, herkesin gözü birbirinin üzerinde. Cumartesi geceni nasıl tamamlayacağın ise tamamen sana ve yapacağın seçimlere bağlı. Sürprizler adrenalini son raddeye çıkarıyor, şahane hatalar unutulmaz sonlarla düğümleniyor. Çözebilir misin? Kader diye bir şey vardır ve sizin seçimlerinizle değişir. Bu kitabı okumaya normal bir kitap gibi birinci sayfadan başlayın. İlk bölümün sonunda, önünüze bir yol ayrımı çıkacak. Kararınızı verin ve ilgili bölüme gidin. Her bölümün sonunda seçimlerinizle kaderinizi kontrol etmeye devam edeceksiniz. Kitabı okurken bazen hiç beklemediğiniz bir yere ulaşacak, bazen de kendinizi daha önce olduğunuz yerde bulacaksınız. Hayatın size neler hazırladığını asla bilemezsiniz. Ama şunu biliyorsunuz: iyilikler her zaman ödüllendirilmiyor ve bazen hatalı kararlar, şahane olayların başlangıcı olabiliyor. Her yolculuğun sonunda başa dönüp tekrar başlayın, unutmayın, herkes ikinci bir şansı hak eder. Yüzlerce farklı hayat sizi bekliyor.
İyi şanslar.

Leviathan Uyanıyor – James S. A. Corey / Tanıtım


Kitabın Adı : Leviathan Uyanıyor

Orijinal Adı : Leviathan Wakes

Serinin Adı : Expanse / Enginlik Serisi

Seri Sırası : 1

Yazarın Adı : James S. A. Corey

Çevirmen : Cihan Karamancı

Yayınevi : İTHAKİ

Sayfa Sayısı : 512

Basım Yılı : Nisan, 2013

İnsanlık güneş sistemini —Mars’ı, Ay’ı, Asteroit Kuşağı’nı ve de ötesini— kolonileştirmiştir. Fakat yıldızlar hâlâ erişilmezdir.

Jim Holden Satürn’ün halkaları ile Kuşak’taki maden istasyonları arasında mekik dokuyan bir buz şilebinin idari subayıdır. O ve mürettebatı Scopuli adındaki terk edilmiş bir gemiye rastladıklarında korkunç bir sırla karşılaşırlar. Bu birileri için uğruna cinayet işlenecek bir sırdır—hem de Jim ile mürettebatının hayal bile edemeyecekleri bir ölçekte. Jim gemiyi oraya kimin ve niye bıraktığını bulamazsa güneş sisteminde savaş çıkacaktır.

Dedektif Miller bir kızı aramaktadır—milyarlarca kişilik bir sistemdeki tek bir kızı. Fakat kızın ailesinde para boldur ve parayı veren düdüğü çalmaktadır. İpuçları onu Scopuli’ye ve isyancı sempatizanı Holden’a çıkardığında Miller bu kızın tüm olup bitenlerin anahtarı olabileceğini anlar.

Holden ile Miller’ın Dünya hükümeti, Dış Gezegen devrimcileri ve gizli şirketler arasındaki ince bir çizgide yürümeleri gerekmektedir—ve şans onlardan yana değildir. Fakat Kuşak’ta farklı kurallar geçerlidir ve küçük bir gemi bile evrenin kaderini değiştirebilir.