Konuşan Kitaplar #10 Blog Tur 2. Gün / Neredesin Bernadette? – Maria Semple / İnceleme


Kitabın Adı : Neredesin Bernadette?

Orijinal Adı : Where’d You Go, Bernadette?

Yazarın Adı : Maria Semple

Çevirmen : Boran Evren

Yayınevi : YABANCI

Sayfa Sayısı : 366

Basım Yılı : Mayıs, 2013

Orijinal Dili : İngilizce

Neredesin Bernadette?

O bir anne ama nerede olduğu belli değil?

O bir eş ama nerede olduğu belli değil?

O Amerika’nın en büyük yetenek ödülüne sahip bir mimar!

Ama nerede olduğu belli değil?

O komşuları ve eski dostları ile köşe kapmaca oynayan bir kadın.

Ama nerede olduğu belli değil?

Ona herkes hırçın, yabani, huysuz, yetenekli, kullanılmayan,

çöplük olmuş bir parçayı yeteneği ile her şeyi yapar denilen bir kadın!

Ama nerede olduğu belli değil?

Neredesin be Bernadette?!

Kocası ile ilişkileri LA’de yaşadığı bir takım sorunlardan sonra sekteye uğrayıp düz bir rayda ilerlemeye başlayan, Seattle’da harabeden farksız bir eve taşındıktan sonra bir düşük yaptıktan sonra güzel mi güzel nur topu gibi bir kıza sahip olan çiftimiz her şeyin raydan çıkıp eski günlerine döneceklerini zannetmişlerdir. Ama bu seferde daha annesinin karnından çıkıp dünyaya gözünü açmış olan sevgili kızımız Bee, masmavi bir tene sahip olarak doktorlarından kollarındadır ve bu haline şaşıran annesi ve babası o günden itibaren 5 yıl boyunca kızının bütün kalp ameliyatlarında yanında olmuştur. Ve bu rahatsızlığından dolayı bir ömürde yanında olacaktır. Ta ki Bernadette ortalıktan kaybolana kadar!

Sevgili Bernadette, LA’den kaçıp Seattle’a geldikten sonra eve kapanmış ve kızının rahatsızlığı ile ilgilenmeye başlamıştır ve bu sayede evden çıkmaması için bir bahane daha yaratmıştır. Ama kızı büyüyüp okula başladığı zaman evinin kocaman arka bahçesine bir konteynır getirterek bütün ödemelerini oradan yapmaya başlamıştır ve bunu bahane ederek tüm gününü orada bilgisayarının başında geçirmektedir. Ve bu ödemeleri ise kendisi değil tee Endonezya’dan bulduğu bir Manjula Kapoor adında ki bir kişiye yaptırmaktadır. Ve kocasının da dahil olmak üzere kendisinin bütün kredi kartı veya kişisel hesap bilgilerini ona göndermiştir. Düşünün son zamanlarda maddi olarak kimseye güvenilmezken bu Bernadette hatunu git senden millerce uzakta birisine güven ve bütün kişisel bilgilerini paylaş. Şimdiden nasıl bir çukura battığını siz düşünün aa dostlar?!

Bizim zeki kızımız Bee, bir tane bile kötü notu olmayan ve hepsi mükemmel olan karnesini getirip annesine ve babasına gösterdikten sonra ödül olarak Antartika’ya bir gezi yapmalarını teklif etmiştir. Ve ilk başta babası ve annesi mırın kırın ettiyse de sonunda önceden verdikleri sözü tutmuşlar ve geziye gideceklerini söylemiştir. Düşünün artık Bee’nin mutluluğunu. Havaya zıplayışı, çığlık çığlığa bağırışını. :))

Bu karardan sonra Bernadette  kollarını sıvamış ve asistanı olarak kabul ettiği sanal Manjula’ya bütün talimatları vermiş ve soğuk bir yerde giyilecek, götürülecek ne kadar eşya varsa hepsini sipariş etmesini istemiştir. Tabii ki ayağına! Unuttunuz mu o dışarıya çıkmaz! Komşularının dediği gibi o bir yabanıl, kendini beğenmiş birisi. Daha doğrusu bir komşusu. Audrey Griffin. Böğürtlen dikenlerinden çıkan tartışma evinin bir köşesinin yıkılması ile devam edip son noktayı başka bir şehir değiştirmeye kadar devam etmiştir. Ama her çektiği çileyi kendi kazdığı kuyuya düştüğü için çekti Audrey. Onun kadar cadaloz, benim oğlum bir mükemmel diyen bir anne, dedikoducu, dönek bir kadın görmedim. Hani diyorum  ya Bernadette internetten bulduğu bir kişiye güveniyor, gerizekalılık yapıyor diyorum ama Audrey resmen taş çıkartır. Eşi benzeri hiçbir yerde yok yani o derece :)) Ama kitabın sonunda bir yola gelmiş ki çok sevdim anlatamam. Hayatının en en en iyi iyiliğini yaptı desem yeridir. :)

Bir de bu Audrey’in Soo-Lin Lee Segal adında bir arkadaşı var. Soo-Lin de mahallenin dedikoducu kesiminden ama bu daha akıllı uslu olan kesimden. Çünkü kocasından ayrılmış bir kadın ve iki çocuğuna bakabilmek için dur durak bilmeden çalışması lazım ama işte arada kötü kız olup Audrey ile dedikoduya dalıyor ne yaparsınız.

Microsoft’da çalıştığı işinde terfi almış ve Bernadette’nın eşi olan Elgie’nin yönettiği takımın yöneticiliğine gelmiştir. Ha bu arada Elgie ödüllü ve tanınmış bir Microsoft çalışanıdır ve ilginç özellikleri ile tanınmaktadır. Örneğin çevrede ayakkabı ile değil çorapla dolaşması gibi veya tonlarca aksesuara sahip olması gibi. Bunların dışında o da kızı gibi bir dahi ve aklımızla yönetebileceğimiz mikro-çipler tasarlayan birisi. Düşünün bir dahiden ve büyük yetenekten doğan çocuğu :)

Yöneticiliğe gelen Soo-Lin ilk başta Elgie’yi karısı gibi düşünmüştür ama zamanla öyle birisi olmadığını anlamıştır ve yavaş yavaş yakınlaşmaya başlamıştır. Ve ben neredesin Bernadette diye çığlık atarken, kızımız Bee onu bulabilmek için Antartika’ya doğru yola çıkarken ve sevgili babası senelerdir karısı olan kişiyi unutmamak o da kızının peşine takılmıştır ve beraber aramaya başlamıştır.

Bakalım Bernadetteyı bulabilecekler midir, yoksa bulamayacaklar mıdır? Orasını artık okuyup öğreneceğiz. Ama benden size kopya kitabın sonuna kadar benim gibi NEREDESİN BERNADETTE? diye çığlık atacaksınız, hazırlanın!

Kitabın bende bıraktığı duygulara gelecek olursak eğer, ben kitabın yazılış şekline bayıldım diyebilirim. Özellikle karşılıklı konuşmaların az olduğu ve her olayı mail yoluyla ya da mektup olarak yazdıkları mesajlardan yola çıkarak anlamam ve her karakterin bir olay ile ilgili olayları kendi duygularını belli ederek okumak, kitaba daha çok bağlanmama sebep oldu. Ta ki kitabın konusuna kadar. Ben şahsen konusunu çok ama çok basit buldum ve bu basit bulmamdan dolayı da pek beğenemedim kitabı. Tamam içerinde aşk vardı, duygusallık vardı, dostluk vardı, entrika vardı yani yok yoktu ama nedense konuyu bir türlü benimseyemedim. Ki hele kitabın çok güzel bir şekilde çevrilmesine karşın yine de kitabı bir türlü ısınamadım. Ama yazım şekline diyebileceğim tek kelime yok. Keşke çoğu kitap böyle yazılsa da sırf kar amacı gütmek için bir karakterin ağzından daha çok kitap çıkartma derdine girmese yazarlar. Ki bu sayede biz de acaba şu karakter buradan ne düşündü? Acaba içinden ne söyledi derdine hiç girmesek :)

Bunların dışında eğer kitabı okumak istiyorsanız okuyun ama boş vaktinizde zaten fazla sürmüyor. Açmanızla kapatmanız bir oluyor. :)

Ayrıca katkılarından dolayı Yabancı Yayınlarına teşekkürler!

Kitaba puanım ise 5 üzerinden 3 :)

541461_10151433581812360_1092084213_n

Tur Takvimimiz 

Yarışma için Tık-Tık!

a Rafflecopter giveaway

481078_10151509026752360_1011133331_n

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s