DEX Şöleni: Kaçış Adası – Marianne de Pierres / İnceleme


Kitabın Adı : Kaçış Adası

Orijinal Adı : Burn Bright

Serinin Adı : Gecenin Yaratıkları Serisi

Seri Sırası : 1

Yazarın Adı : Marianne de Pierres

Çevirmen : Sinem Güldal

Yayınevi : DEX

Sayfa Sayısı : 260

Basım Yılı : Mart, 2012

Ixion’a giden yola hoş geldiniz. Sonsuz-gece, sonsuz-gençlik, uyku-suzluk adası. Yıldızınız parlasın!

Ixion Adası, karanlık ve karanlığında gizli yaratıklarıyla çevrelerinde yaşadığı tüm gençleri kendine çektiği eğlence merkezlerine sahip. Tüm zıtlıkları bünyesinde barındırıyor. Karanlığın zıttı parlak ışıklarla döşenmiş dans pistleri. Gençler buna bayılıyor!

Retra bir Mühürlü. Yüzü peçeli, bilgisi az, daha doğrusu bilginin onlar için yararlı olmadığını düşünen hükümet tarafından eğitimi düzeyi az olan, oturduğu çevresinde dahi arkadaşlarını geç evinde annesi ile konuşamayan, bir yıl önce Ixion’a gitmek için evden kaçan abisinin yasını tutan ve o kaçıştan sonra gelen felaketlere – iz sürücü takılması, evinin her yerine kamera yerleştirilmesi ve evinin dış kapısında bekleyen bir Gözcü’nün olması- direnmesi, her gün kendini iz sürücüsünün acısına alıştırarak kendini acıya dayanıklı hale getirmesi ve bu sayede evden kaçıp, Ixion’a giderek abisini bulmak için can atıyordur.

Ixion karşıdan capcanlı, kendini çeken, dansları, müzikleri ve ortamları ile gençlerin akıllarını başından alıp bir dans alanından öteki dans alanına götüren hayaller kurmalarına neden olan bir yerdir. Ama bunlar tabii ki güzel yanları. Bu kadar şatafatın yanında onu dengeleyecek hatta o muhteşemliği bastıran bir kötülük vardır. Erginler (ki kitap boyunca nasıl bir varlık olduklarını çözemediğim yaratık-insanlar) bu kötülüğün başını çekiyor. Onların arkasından ise Gecenin Yaratıkları geliyor. Onlar Erginlerden de daha kötü. Ama bu neye göre? Kime göre? Belki de aynı şeyler. Bilemeyiz ki. Onu okuyunca anlıyorsunuz. :)

Bu kadar kötülüğün ve zıtlığın arasında Retra abisi Joel’i ararken, Ixion dünyasının nasıl bir yer olduğunu çözmeye çalışır. Daha doğrusu ona hitap etmeyen bir yerdir orası. Bunun sebebi ise o hayatı boyunca hiç dans etmemiştir. O hayatı boyunca şarkı söylememiştir ki şarkıya benzer tek bir şey ağzından çıksa babalarından dayak yemişlerdir abisi ile. Daha doğru düzgün eğitim almayan, annesi de dahil kimseyle konuşamayan bir kişinin dansı veya müziği nereden bilecektir? Ne kadar karanlık bir hayat yaşadığını siz düşünün. Ama o karanlık hayatından daha da karanlık bir hayata gittiğinden haberi yoktur.

Erginlerin her sabah onlara hem kutsanmaları hem de bütün gün coşkulu bir duygu seli içerisinde olmaları için hap veriyorlardır. Ama bu haplar gençlerin sağlıklı düşünmelerini engelliyor ve bir eğlence merkezinden öteki eğlence merkezine sürüklenmelerini sağlıyordur. İşte sırf bunları yaşamamak için Retra hiçbir zaman o hapları almıyordur. Arkadaşları tarafından her gün uyarılmasına rağmen…

Ixion adasında çeşitli gençlik grupları vardır. Bu gruplar kendi aralarında çekişmeleri halinde gençler arasında üstünlük kurmaya çalışıyor ve Erginler tarafından her ne kadar engellenmeye çalışılsalar da onların ilgisini çekecek bir şey yapmıyorlardır. Tek bir grup hariç. Birlik. Yaşı geçen, adada olmaması gereken kişilerin yani artık bir nevi yaşlananların, Ixion dilinde Doygunlar’ın geri çekilmesine, yok olmasına engelleyen, Erginlerin önüne geçen, Erginlerin ilk başta yok etmek istedikleri grup, aynı zamanda başları olan ve Doygunlar’ı yanına çeken ama karşı taraftan ölümcül biri olarak görülen Ruzalia tarafları bir nevi askerleri olan birkaç gencin oluşturduğu grup olan Birlik. O grup her ne kadar kötülense de benim boyunca en sevdiğim karakterlerin olduğu gruptu. En azından küçücük bir hap içip kendilerinden geçmiyor ve Retra gibi önce yon ben Mühürlüyüm yapamam ama bir Ergin gelsin öpsün beni hemen 360 derece değişirim bambaşka birisi olarak ortaya çıkarım demiyorlar ve bir amaç uğruna savaşıyorlar. Evet yukarıda şaka yapmıyordum! Bizim Mühürlü git kendini kaybet sonra Erginlerin efendisine kendini öptür ve bambaşka birisi olarak ortaya çık. Çılgınca dans et, şarkılar söyle vs. vs. vs. Yani kedini direk adanın bir vatandaşı yaptı çıktı. İşte kitapta sevmediğim bir yerde burasıydı. Hatta fazla üstünde düşünüp durdum. Zaten kitap elimde süründü bırak gitsin dedim sırf bu yüzden. Sen o kadar her şeyden buzdolabı gibi kaçıyorsun, kendini koruyorsun ama bir olay oluyor ve pat herkesin karşısına bambaşka bir Retra olarak çıkıyorsun. Tam bir çelişkiler abidesi. Olmamış yani yazar. Sen kızı değiştirmek istemişsin, aklındaki kurguya akış yolunu bulmak, Retra’yı o akışa kaptırmak istemişsin ama olamamış be gülüm. Keşke başka şeyler düşünseymişsin. Zaten kitabın başından sonuna kadar ne ama. İle yazıldığını çözemeyen ben, bir de kitabın yarısında böyle bir olay olunca daha da soğudum kitaptan. Ha karanlık tarafı mükemmel, hatta sonu da süper şaşırtıcı ama dediğim gibi kitapta fazlasıyla boşluklar ve bu boşluklar serinin diğer kitaplarında kapanır mı bilmem. Çünkü ben o kadar serileri takıntılı bir insan olarak devam etmeyi dahi düşünmüyorum. Ama bilmiyorum. Belki birisi okur yorum yapar ona göre daha kesin bir düşünceye sahip olacağım.

Kitabımız iki bölümden oluşuyor. Bir Retra’nın aklı başında olduğu bölüm, bir de Retra’nın Ixion adasında gerçekten yaşamaya başladığı için geçmişini unutarak orada yaşamaya başladığının kanıtı olan ve kendi isteği ile aldığı ismi olan Naif’in bölümü olarak. Geçmiş ile gelecek gibi.

Kitabın çevirisi mükemmeldi. Kapak deseniz 1. kitabından tutunda serinin diğer kitap kapaklarına bayılıyorum. Mükemmel ötesinde güzeller. Zaten kitaba yüksek puan vermemin sebebi ise bir yazarın oluşturduğu karanlık dünya, iki kapaklar. Zaten kitabın sonunu görmemi sağlayanlar da onlar. Yoksa direk yarım bırakırdım.

Bu sebeplerden dolayı kitaba puanım 5 üzerinden 3. :)

3

divider

burnbright2FEATURE

Vazifem sessizliktir.

Mükâfatım sakinliktir.

scrollWithLineCFG_31

Lenoir elini sallayarak bir kez daha sessizliği sağladı. “Ixion’daki inanışlarımız müzik ve partilerden ibarettir. Karanlık rahatlığımızdır. Az sayıda olan kurallarımız koşulsuz ve mutlaktır.”

scrollWithLineCFG_31

“Evet öyle zannediyorum.”

Suki alaylı bir bıkkınlıkla kafasına vurdu. “Retra, artık daha az resmi konuşmaya başlamalısın. Yaşlılar gibi konuşuyorsun. Babaannem gibi. ‘Öyledir herhalde,’ demelisin, ‘Öyle zan-ne-di-yo-rum,’ yerine.”

Retra gülümsedi. “Zannediyorum ki haklısın.”

İkisi de güldü.

scrollWithLineCFG_31

Suki ellerini kavuşturdu. “Beko.”

Hepsi anlamaz gözlerle ona baktı.

“Bu Stra’haca,” dedi. “Kutlama anlamına geliyor.”

Beko,” diye tekrarladı Rollo. Ellerini havaya kaldırdı ve omuzlarını oynattı. “Haydi Beko yapalım.”

scrollWithLineCFG_31

“Ixion hedonizmin yeridir. Bencilliğin. Sen ise başkaları için korkunç sonuçlarla karşılaşmayı göze aldın. Merak ediyorum sana bunu yaptıran nedir?”

Naif kollarını birleştirerek savunmaya geçti. “Ben kimseden farklı falan değilim.”

damy (1)

5 thoughts on “DEX Şöleni: Kaçış Adası – Marianne de Pierres / İnceleme

  1. Ben bu kitaba bayıldım normalde kitap okuyan biri değilim yılda 2 tane bile zor okurum ama bu cok farklıydı sonunda ağladım ya gercekten muthisti ve ben bunun sonunun gelmesini istemiyorum bu kitabın devamı var mı yoksa olacak mı ??

  2. Kacis adasinin devami var ama dex cikartirmi bilmiyorum demissiniz kitabi yeni kesfettim okudum devami cikmis olsun varsa ikinci kitabin ismini öğtene bilirmiyim😭

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s