Okuma Günü: Tatlı Bela – Jamie McGuire / İnceleme


1078042_1403586533198012_1684852165_n

Bu sıcak günlerde ne yapsak ne yapsak diye kara kara düşünürken bir de bakmışız ki Kitap Aşığı, Kitap Sayfaları ve ben birbirimizden habersiz aynı kitabı okuyormuşuz: Tatlı Bela! Dedik ki hadi hep beraber yorumlayalım! Baktık bizim bu ortak çalışmamıza Rüya Kitaplık’da katılmış ve 4 çıtır kız birleşerek beraber yorum yapmaya karar vermişiz. 

Göz açıp kapayana kadar afişi hazırlamışız, yorumları yazmışız, alıntıları çıkarmışız ve geriye sadece yayınlamak kalmış. 

Ee hadi o zaman ben niye daha fazla uzatıyorum ki! Bu şeker mi şeker, aşkı içinde kaybolduğumuz, bizi bizden alan kitabımızın yorumuna geçelim!

Ve unutmadan etkinlikte ki diğer arkadaşların yorumuna göz atmadan geçmeyelim. :)

Kitap Aşığı – http://kitapasigi.blogspot.com/2013/08/tatl-belay-beraber-okumak-icin-kitap.html
Kitap Sayfaları http://kitapsayfalarii.blogspot.com/2013/08/okuma-gunu-tatl-bela-jamie-mcguire.html
Rüya Kitaplıkhttp://ruyakitaplik.blogspot.com/2013/08/tatl-bela-jamie-mcguire-kitap-yorumu.html

scrollWithLineCFG_31

Kitabın Adı : Tatlı Bela
Orijinal Adı : Beautiful Disaster
Serinin Adı : Beautiful  Series
Seri Sırası : 1
Yazarın Adı : Jamie McGuire
Çevirmen : Boran Evren
Yayınevi : Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı : 427
Basım : Nisan, 2013
Tür : New Adult / Romantik

İyi kız ve kötü çocuk…

Ateş ve barut…

İkisi bir aşkın mı habercisi yoksa bir felaketin mi?

Yaklaşık olarak 4 ay önce blogger kardeşlerim Tuğçe’nin Kitaplığı ve Küçük Kızın Büyük Kütüphanesi’nin yaptığı Blog-Twins, Tatlı Bela etkinliğinden sonra dayanamayıp kitabı alıp okumuştum. Ama ne okuma! Hızımı alamayıp direk ikinci kitabı okuyan ben etkisinden uzun bir süre çıkamayıp, bir vakitten sonra bu şok etkisinden çıkmanın vaktinin geldiğini çünkü artık serinin 2. kitabının çıkacağını söyleyerek daha doğrusu kendimi sarsarak kendime geldim. Yoksa çıkmasaydım 2. kitapta da bu şok halim devam edecekti! :)

Zaten bu şok etkisinden çıkar çıkmaz (ki bu yaklaşık 4 aylık bir süreçte şok halinde kaldığımı gösteriyor benim) kitabı elime alıp tekrardan okumaya başladım. Daha bir hazmederek, okurken daha bir duygu katarak. Ve bu sefer kitaptan daha çok tat aldığımı düşünüyorum. Çünkü kitabı daha çok sindirdim. Satır aralarını daha bir iyi anladım, hem Travis’in hem de Abby’nin duygularını daha iyi bir şekilde hazmettim.

Geçmişinden arkadaşı America ile kaçıp üniversite okumaya gelen Abby adında ki kızımız kendini birden kendisi ile taban tabana zıt bir o kadar yakışıklı bir o kadar kötü çocuk olan Travis ile karşılaşırlar. İkisi de üniversite öğrencisi. Birisi daha ilk yılında diğeri ikinci. Birisi ileride matematik aşkının izinden giderek Muhasebeci olmak istiyor, bir diğeri ise o dış görünüşe yani vücudunda ki dövmelere rağmen bir Ceza Hukuk’u öğrencisi. İmkansızı başaran iki genç.

Yeni bir sayfa açmaya üniversite okumaya gelen Abby, bir gün en yakın arkadaşı America ve sevgilisi Shepley ile birlikte Shepley’nin kuzeni olan ve vücudunun her tarafı kas ve dövmeden olun Travis’in dövüşünü izlemeye giderler. Tabii bu arada sevgili kızımız yerinde durmaz ve daha yakından izleyeceğim diye tutturarak, milletin terinin bile birbirine girdiği bir yerde, kalabalığı aşarak öne geçmeye çalışır ve öne geçtiği anda da Travis’in nakavt ettiği adamın kanının üstüne fışkırması ile ne olduğunu şaşırır. Tabii bu olayla birlikte Travis ile tanışma şansı yakalar bizim kız. Ki artık o Güvercin’dir. Yakuşuklu Kuduz İtimizin, kızımıza taktığı lakap ile artık anacağız kızımızı. :))

Ertesi gün yemek aralarında, birbirlerini daha yakından tanıyor çiftimiz. O gün derste yan yana tekrar gelmeleri ile Travis onu America ile evlerine davet ediyor ve işte o an da yakuşuklu erkeğimiz iki adım attığında kızımız üç adım geri çekiliyor. Çünkü kızımız bir kadın avcısı olan erkeğümüze ayak direterek sadece arkadaş olmak istiyor ama erkeğümüz ilk başta kadın avcısı yeteneğini kullandığını gösteriyormuş gibi yapsa da aslında içten içe kızımıza aşık oluyordur ve onsuz bir ömrün geçmeyeceğini düşünüyordur.

Bir ileri bir geri adımlarından sonra ip inceldiği yerden kopar ve ilk beraberlikleri bile hüzünle biter. Ama ne kadar süreliğine? İşte orası aşikar. Okuyun da görün sevgili okurlar!

Kitabın başını anlatarak kitaba minik bir özet geçiyorum. Çünkü bu kitabın etkisine bir girdiniz mi bir daha çıkamıyorsunuz. Çünkü sizi alıyor hapsediyor iç dünyasına. Kimseye anlatmak istemiyorsunuz. Baksanıza bana 4 ay sonra kozamı açıyorum size. Artık onu da ne kadar açabilirsem. Çünkü yaşattığı duygular o kadar güzel, o kadar harika ki sanki siz yaşamışsınız gibi. Sanki siz bir Abby, bir Travis veya aşklarını saf bir şekilde yaşayan America-Shepley ikilisisiniz.

Travis’in Abby’e karşı duyguları özellikle ayrılıklarından sonra ki değişimi, Parker’a karşı beslediği nefret, onu Abby’den ayırmak için elinden geleni arkasına atmaması, küçük bir şeyde bile sen benim en yakın arkadaşımsın ayağına yatıp yanına çağırması ve platonik aşıkları birbirinden ayırması… Allah’ım ne güzel sahnelerdi. Defalarca okuyunca her defasında ilk defa okuyormuşsun gibi hissediyorsunuz.

Bu kitabın içinde yaşanan aşkın haricinde beni yepyeni, hayranı olduğum, o dal altında çıkan her kitaba tapacağım tür ile tanıştırdı beni. New Adult. Bu kitap sayesinde tanıştım bu tür ile. Bana göre tapılası tür. Ben aşk kitapları okumayı sevmeyen insana bile aşk kitaplarını okutan tür. Hem de ya erkeğin ya da kızın burunlarını sürttürdüğü bölüm. Bayılıyorum yahu karakterlerin sürünmesine. Nedense aşkları daha bir anlamlı geliyor.

İşte bu yüzden Tatlı Bela’nın ben de çok özel bir yeri var. Satırlarını ezberleyene kadar okumak istiyorum. Çünkü bana ayrı bir zevk veriyor.

He bu kitapla yarışır kitap var mı benim için? Evet var! Serinin ikinci kitabı. Travis’in ağzından yazılan. Beni kahreden kitap. Hatta ona karşı sevgim, ilk kitabı aşar gider. Çünkü Travis’in her çektiği, minik dahi olsa, ben de çektim. Zaten kitap hüzün ile başlıyor. İlk satırlarından yıkıp geçiyor sizi. Benden söylemesi peçeteleri hazırlayın okurlar. Yakında çıkacak zaten kitabımız. :)

Dediğim gibi kitaba bayıldım. Yani daha fazla söyleyecek söz bulamıyorum. Çeviri mükemmel. Satır aralarına gizli esprileri bile yakalayıp çıkarmış sevgili çevirmenimiz. Hafiften yazım yanlışları olsa da kitabın konusu ile görmüyorsunuz resmen onları. Şahsen ben görmedim ilk okuduğumda. İkinci okuduğumda çarptı gözüme. Artık okurken en kadar sarhoş olduğumu siz görün! Yazara resmen hasta oldum her iki kitapta da ve diğer serisini okumayı iple çekiyorum!

Kitabın kapağına değinecek olursak bayıldım. Gerçi o kelebeğin alametini çözemedim ama olsun yine bayılıyorum kapağına, o yazılarının fontuna. Okuyun ve okutun! Okumayan kimse kalmasın!

Kitaba puanım ise 10 numara 5 yıldız!!!

5

Ve bayıldığım bir fan made videosu. İzlemeden geçmeyin!

damy (1)

10 thoughts on “Okuma Günü: Tatlı Bela – Jamie McGuire / İnceleme

  1. Geri bildirim: Eylül Ayı Kitapları #1 | Yorum Duragım

  2. Geri bildirim: Cumartesi İlk 10: 2013 Yazında Okuduğum En İyi Kitaplar | Yorum Duragım

  3. Geri bildirim: Ayaklı Bela – Jamie McGuire / İncelem | Yorum Duragım

  4. Geri bildirim: “New Adult/Yeni Yetişkin Nedir?” Ve New Adult/Yeni Yetişkin Kitap Listesi | Yorum Duragım

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s