Never Too Far – Abbi Glines / İnceleme


17029526

Kitabın Adı : Never Too Far
Serinin Adı : Too Far Series
Seri Sırası : 2
Yazarın Adı : Abbi Glines
Yayınevi : Smashwords
Basım Yılı : 25 Şubat 2013
Sayfa Sayısı : 200
Tür : New Adult / Romantilk / Duygusal

Too Far Serisinin ikinci kitabı olan Never Too Far, tüm aşkı, romantikliği, bol bol duygusallığı, ayrılığı, kavuşmayı, özlemi ve bin bir çeşit duygusu ile hız kesmeden devam ediyor!

“Sadece benim. İkinizi de çok özledim. Yalnız olmak istemiyorum… ama yalnızım… Ve çok korkuyorum.”

Serinin ilk kitabı olan Fallen Too Far’da (Yorumum için Tık-Tık!!!) 19 yaşındaki Blaire, annesini kanser hastalığı yüzünden kaybettikten sonra 5 yıl önce onları terk eden babasından kalacak bir yer ve bir iş bulana kadar kendisine bakmasını istemiştir. Babası bu teklifi kabul edip yanına çağırdığında ise yeni karısı ile birlikte tatile gitmiştir ve evde sadece Blaire’nin üvey kardeşi yakışıklılar yakışıklısı, dövmelerin efendisi, kadın avcısı, boylu poslu Rush vardır. Rush, evine gelen bu yabancı sarışın güzeli ilk başta almak istemese de erkek kardeşi Grant’ın ısrarları üzerine eve almış ama merdiven altındaki hizmetli odasına yerleştirmiştir. Rysh’un bu davranışından sonra gururlu kızımız Blaire, bir paket fıstık ezmesi ve ekmek ile yaşamını sürdüreceğini düşünmektedir – ta ki yakışıklımız bu yiyeceklerini bulana kadar! Tabii bu sırada sevgili kızımız kasabanın Golf kulübünde içecek dağıtıcı olarak işe başlamıştır.

Kızımız bir içim su olduğu için ve golf kulübünde de bir sürü yakışıklı olduğu için kızımızın peşini bırakmıyorlardır. Tabii bir tanesi vardır ki yeri geliyor bir sevgili oluyordur Blaire için ve yeri geliyordur anaç kollarını açmış onu kollamak isteyen bir anne oluyordur. Peki kimdir bu yakışıklı? Kimdir benim aşık olduğum bu adam? Woods! İşte sırf bu davranışları yüzünden Rush ile birbirlerine çok kavga etmişlerdir ve bu sayede Rush’un Blaire’ye karşı duygularını ön plana çıkartmıştır. Kızımız zaten gönlünü oğlumuza kaptırmıştır ama oğlumuzda kızımıza karşı boş değildir. O da hemen kalbini kızımızın eline vermiştir.

Bu ikilimiz mutlu mesut hayatlarına devam ede dursun cadaloz mu cadaloz, şirret mi şirret, küçük dağları ben yarattım diye ortalıklarda dolaşan ve bir cadının beden bulmuş hali, Rush’un anaç kolları altına sıkışmış, kendini hala küçük ve kırılgan gören ama eşek kadar olmuş Nan yüzünden bütün mutlulukları alt üst olur. Çünkü onun geçmişinde yatan öyle bir sır vardır ki aklı hayale dondurur. İşte bu yüzden sevgili iki aşığımızın arası açılır hatta ayrılırlar. Sırf bir sır yüzünden! Diyorum ya çok büyük bir sırdır bu…

2. kitabımız Never Too Far, Rush ve Blaire’nin ayrılıklarından 3 hafta sonrasında başlıyor. Blaire’nin eski kasabasına dönmüş ve eski sevgilisi ona her anında yardım etmektedir. Örneğin Blaire sırf otellerde sürünmesin diye onu büyükannesi Granny Q’nun yanına yerleştirir. Ki bu sayede onun ne zaman eve girdiği ne zaman çıktığını takip edebilmektedir. Bizim saf kızımız ise aşk acısının yanında o büyük sırrın acısını çekerken bunları gözü görmez. Ki o bu iki acı ile boğuşurken asıl bir şeyi unutmaktadır.

Blaire hamiledir!

Evet evet yanlış duymadınız! İkinci kitap Blaire’nin hamile olup olmadığı ile ilgili test yapması ile başlıyordur! Tabii onun hamile olduğunu ilk önce öğrenen ise bir kuyruk gibi peşini bırakmayan Cain’dir. Lanet olsun bu çocuk her yerden çıkıyordur! Her yerden çıktığı yetmezmiş gibi bir de aklınca Blaire’yi hamile bırakıp kaçtığı için Rush’u bile suçlamış, onunla kavga istemiş ama dayak yiyende o olmuştur. Nihahaha!!!

Tabii kızımız hamile olduğunun şokunu atlatamadan ne yapacağını bilemez bir halde etrafta dolaşmaktadır. Aklında bin bir türlü fikir dolaşmaktadır. Onu bu fikir çukurundan ise, birinci kitapta tanıştığımız ve Blaire’nin en yakın olan arkadaşı Bethy kurtarır. Kendisine ev arkadaşı arayan Bethy hemen Blaire’e koşmuş ve kasabaya dönmeye ikna etmiştir. Ehh bu arada tabii açık göz kızımız, Blaire’nin hamile olduğunu anlamış ama belli etmemiştir.

Kasaba dönen Blaire, Rush’un yalvarmaları ile karşı karşıya kalır. Hem de ne yalvarmalarrrr!!! :)

“Çok ama çok üzgünüm. Normal olmaya çalışıyorum. Dikkatli olmaya da çalışıyorum ama başaramıyorum. Daha iyi olacağım. Söz veriyorum. Bethy’nin evine git. Ne söylediysem unut. Gerçekten iyi olacağım. Gerçekten söz veriyorum. Sadece… sadece gitme. Lütfen!”

Rush böyle yalvarmalara devam etsin kızımız şüpheler içerisindedir. Bakınız:

Rush ne yapıyor? Kız kardeşi benden nefret ediyor. Annesi benden nefret ediyor. Onlar benim annemden nefret ediyor. Ve ben babamdan nefret ediyorum. Rush bebeğin bir parçası olduğu halde bizi bırakıp gitti. Ona hiçbir zaman annesini veya kız kardeşini bırakacağını soramam. Cehennemde olsak bile! Benimle veya Nan ile gitmesini öğrenecek olsam bile o Nan’ı seçer. Hem de sonsuza kadar. Her şeyi öğrendiğimde dahi. Onun sırlarını güvende tutacaktır. Onu seçecektir.

Kızımız işte böyle çelişkilerle dolsun, Nan’ı mı seçer beni mi seçer diye sorular sorsun, bin bir türlü senaryolar yaza dursun, Rush’ımız aşk acıları çekmektedir. Ehh oğlumuz aşk acısı çekerken sinirleri de had safhada gezmekte ve birilerinden bu sinirini çıkartmak istemektedir. Ve en güzeli de sinirini hiç beklemeyeceğimiz, onun göz bebeği olan birisinden çıkartırrrr!!!

“Blaire, Bethy’nin evinde kalıyor. Woods, Blaire’ye işini geri verdi. Alabama’da hiç kimsesi yok. Bir kişiye dahi sahip değil. İkinizin de babası olan o adam beş para etmezin teki. Onun için babası ölmüş birisi. Onu düzeltecek ve ihtiyacı olan şeyleri bulmaya çalışıyor. Gerçekler ortaya çıktığı zaman dünyası alt üst oldu, bu yüzden o buradan kaçtı. Mükemmel ötesi bir mucize eseri o buraya geri döndü. Onu burada geri istiyorum, Nan. Bunları duymak istemiyorsun ama onu çok seviyorum. Onun güvenini sağlamak için beni hiçbir şey durduramaz! Şu an güvende ve hiç kimse bunu sonlandıramaz. Demek istediğim hiç kimse, benim kardeşim dahil olsa bile, onu istenmeyen kişi olarak hissettiremez! Yakın bir zamanda ayrılıyorsun. Eğer istersen nefretinin içinde tutabilirsin ama burada sadece tek bir insandan nefret edebileceğini bilecek kadar büyüdüğüne inanıyorum.”
“Bu yüzden benim yerime onu mu seçiyorsun?”
“Burada bir karşılaştırma yok Nan! Böyle davranmayı bırak! Şimdi babana sahipsin. O kaybetti. Sen kazandın. Şimdi çek git buradan.”

Yaa işte Rush böyleee koydu lafını. Ne yaparsınız ona karşı aşkımıza aşk katıyor. :) Tabii bu arada sevgili kızımız ‘Ben artık ona aşık değilim.’ ‘Ben ondan uzak durmaya çalışıyorum falan dese de alttan alta oğlumuza karşı olan aşkını başkalarına itiraf ediyor.

“Onu affettim, Grant. Ben sadece unutamıyorum. Biz neydik veya ilişkimiz nereye kadar gitti. Aynısı bir daha olmayacak. Buna izin veremem. Kalbimde bunun olmasına izin vermeyecek. Ama onu her zaman dinlerim. Onu önemsiyorum.”
Grant yorgun bir şekilde nefes vererek, “Bence bu hiç yoktan iyidir,” dedi.

Ve bu kıvılcımlar devam ederken, tabi saklı saklı devam ederken arada gün yüzüne de çıkmıyor değil. Konuşmalarında bazen açık veriyor olabilirler. :D

“Eee sen ve Cain…?” Ben neyi sormaya çalışıyorum acaba? Onlar ne? Siktir! Bunu duymak istemiyorum.
“Biz sadece arkadaşız, Rush. Bütün hayatımız boyunca. Ona karşı hislerim hiçbir zaman değişmeyecek.”

Bazen bu olaylara 3. şahıslarda karışabiliyor tabi…. Belki 3. kişi Woods olabilirrrr… :D

Onu anlamaya çalıştım. Ne ima etmeye çalışıyor ve neden Blaire’nin koruyucu meleği gibi davranıyor? Bundan hiç hoşlanmadım. Kanım kaynamaya başladı ve ellerimi yanlarımda yumruk yaptım. Böyle davranmaya devam etmeyi mi düşünüyor? Onun zayıf ve burada olduğu zaman yavaşlıyor mu? Lanet olsun! Bu olmamalı! Blaire benim!

Ve birbirlerini nasıl özlediklerini görmek mi istiyorsunuz? Ehh hadi bakalım o zaman!

“Ne yapıyorsun?” diye nefes nefese sordum.
“Beni durdurmadığın için Tanrı’ya şükrediyorum! Ben aç bir adamım, Blaire!”

Tabii bunlar kavuşa dursun eski acılar, sırlar geri dönüyor. Tabii bu sırlar göründüğü gibi sırlar olmadığı ise Blaire’nin babası tarafından ortaya çıkıyor. Meğersem o sır gerçek sır değilmiş. Ortada daha bambaşka bir sır yatıyormuş ve sırrın üstünü örtebilmek için bambaşka bir sır uydurmuşlar. Ama her iki sırda birbirinden kötü. Ben her iki sırda da şoka uğradım. Özellikle üstü kapatılan sırrı öğrendiğimde!

Tabii bu sırrın üstünü örten ise Blaire’nin babası ve onun karısı. Ama babası artık vicdan azabı çektiği için bütün kirli çamaşırlarını ortaya çıkartıyor. Ve vicdan azabını ilk Nan’ın hastanede yattığı, pislik karı bile bile kaza geçirerek bütün ilgiyi üstüne çekmeye çalıştı ve yeni kavuşmuş iki çiftimizi birbirinden ayırarak hastane yatağında dahi olsa istediğini yaptırttı(!), zaman Rush’a döküyor içini.

“Onu incittim. Senin düşündüğüm şekilde değil. Bu, onu açıklanması bile zor bir şekilde incittiğimin göstergesi. Olan olaylarda çok fazla acı var ve ben onu nasıl geri alacağımı dahi bilmiyorum.”

Ve sonunda istediğimiz oluyorrrrr!!!

Bakışlarımı kaldırdım ve onun endişeli bakışları ile karşılaştım. Benim üzgün olmamdan hoşlanmıyor. Onu bu yüzden seviyorum. “Her şey yolunda. Aşırı tepki gösterdim. Ben sadece, ımm, şaşırdım o kadar. Şu an benimle beraber geldiğini bilmem gerekirdi. Ben sadece-”
“Dur artık,” diye Rush sözümü kesti ve beni kendine doğru çekti. “Hiçbir yere gitmiyorum. Gördüğünle ilgili hiçbir şey bilmiyorsun. Meg sadece eski bir arkadaşım. Hepsi bu kadar. O benim için hiçbir şey ifade etmiyor. Sana bakmaya geldim. Seni görmem gerekiyordu ve golf oynamaya geldim. Orada değildin. Meg ile karşılaştım ve beraber yemek yememizi önerdi. Sadece bu kadar. Burada çalıştığınla ilgili hiçbir fikrim yoktu. Bunu asla yapmazdım. Hiçbir yapmadığım halde bunu yapmazdım. Seni seviyorum Blaire! Sadece seni! Birbaşkası ile beraber değilim. Asla olamam!”
Ona inanmak istiyorum. bencil ve yanlış olsa da başka bir kişiye dahi yetecek kadar beni sevmesine inanmak istiyorum. Benden uzak durmasını istememe rağmen. Ona yalan söylüyorum. Yalandan nefret ediyorum. Eğer yakın bir zamanda ona söylemezsem o da benden nefret edecek. Onun benden nefret etmesini istemiyorum. Ama ona doğruyu söyleyemem. Yalan söylemem daha mı iyi? Yalan söylemek her şeyi düzeltecek mi? O bir daha bana nasıl güvenecek?
“Hamileyim!” Ne yaptığımın farkına varamadan kelimeler ağzımdan çıkmıştı.
Ağzımı korku ile kapatırken, Rush gözlerini kocaman açmıştı.

Ehh artık son sırda artık ortaya çıkmışken artık çifte kumrularımız bir araya gelmiştir. Hem de sonsuza kadar ayrılmamak şartı ile! Mutlu sonlara bayılıyorum yahu! Ama sevgili Blaire’de Rush’u nasıl süründürdü nasıl süründürdü anlatamam. Ama en sonunda babalık hakkı diye aldı yanına. :P Artık kendi aşkı mı deriz buna babalık hakkı mı bilinemez?! :D

Son noktayı ise mükemmel alıntımız ile koyuyorum:

“Lütfen, Blaire Wynn, eşim olur musun?”
Bunu istiyorum. Onu istiyorum!
“Evet!” dedim ve o yüzüğü parmağıma doğru kaydırdı.

Evlenme teklifinden sonra Nan cadalozu bir takım sorunlar çıkartsa da sevgili Rush’ımız onu bir güzel, afiyet ile susturmuş ve onu postalamıştır. Aşkımıza aşk katıyorsun Rush! Ama Woods’a karşı aşkım daha fazla olmasaydı. :P

Yorumumu bitirmeden önce bir şey daha söylemek istiyorum. 2. kitap nedense 1.kitaba göre daha vasattı bana göre. İlk kitabın ağırlığı, sayfaları çevirmemizi sağlayan duygusu, ikilinin aşkının ağırlığı, kıskançlıklar nedense bu kitapta o kadar ağır değildi ama yine de yazarın kalemine karşı olan aşkım, kurguladığı senaryolara karşı aşkım, Woods aşkım ve iki sevgilinin ağzından yazılan bölümlerin olmasından dolayı oluşan bir aşkımdan dolayı kitabı yeni ve yeniden çok beğendim.

Kitaba puanım ise 5 üzerinden 4!

4

2 thoughts on “Never Too Far – Abbi Glines / İnceleme

  1. Geri bildirim: Cumartesi İlk 10: 2013 Yazında Okuduğum En İyi Kitaplar | Yorum Duragım

  2. Geri bildirim: “New Adult/Yeni Yetişkin Nedir?” Ve New Adult/Yeni Yetişkin Kitap Listesi | Yorum Duragım

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s