Kalbimin Sahibi – A. L. Jackson / İnceleme


kalbimin-sahibi-3D

 

Kitabın Adı : Kalbimin Sahibi
Orijinal Adı : When We Collide
Yazarın Adı : A. L. Jackson
Çevirmen : Ayhan Ece Şirin
Yayınevi : Aspendos
Sayfa Sayısı : 392
Basım : Eylül 2013
Tür : Yetişkin / Geçmiş-Günümüz / Duygusal / Hüzünlü / Romantik

Seni sevmekten nasıl vazgeçeceğimi bilmiyorum…

Hani bazı kitaplar vardır okursunuz, kitabı okudukça size zevk verir, okudukça okuyasınız gelir, sizi baymaz, içinize sıkıntılar basmanıza sebep olmaz, sizi karamsarlığa sürüklemez ve kitabı seversiniz, hatta bayılırsınız kitaba. Ama bir de bunun tam tersi kitaplar vardır. Sayfayı çevirmek zor gelir size, karamsarlığa bağlarsınız direk, okurken hiç mutlu olmazsınız. Bu kitabın kötü olmasından veya çevirinin berbat olmasından kaynaklanan bir durum değildir. Bu durum kitabın karanlık, karamsar, sizin hiç hoşlanmayacağınız, sevmeyeceğiniz bir konu üzerinden işlendiği için sevmezseniz. Kitabın karamsarlığı o kadar fazladır ki siz de sayfaları çevirme isteği bile uyandırmaz, en sevdiğiniz anlatım tarzınız olsa dahi kitabın kapağını açar açar kapatır ve okumak istemezsiniz.

İşte A. L. Jackson’ın yazdığı Kalbimin Sahibi kitabı ben de bu duyguları hissettirdi. Bir kitap normalde en fazla 3 gün sürünürken bu kitap 2 hafta boyunca süründü. Açtım açtım kapattım kitabı. Okumak istemedim, kapağını açmak istemedim, o karamsarlığı yaşamak istemedim, Maggie’nin acısını daha fazla çekmek istemedim. Ki kitabı okumak istemememin en büyük sebebi sanırım bu: Maggie’nin acıları…

Maggie yıllar boyunca babasından işkence görmüş, aşağılanmış, kimsenin koruyucu kanatlarının altına alınmamış bir genç kız. Diğer yaşıtları gibi özel hiçbir şeyi yok. Özel bir sevgilisi, mutlu bir ailesi, ilk aşkı babası veya özenip süsleneceği harika bir sevgilisi… Babası var ama ilk aşkı değil. Hayatında ilk nefret ettiği kişi. Çünkü o hem kendisine hem de küçük kız kardeşine çektirmediği çile bırakmayan pislik herifin teki. Peki sevgilisi mi? Sevgilisi olan Troy en az babası kadar pisliğin teki. Maggie’nin evde çektikleri yetmiyormuş gibi bir de Troy’dan aynı acıları çekmesi yaşamdan soğumasına neden oluyor ve sırf iki kuruş para cebine girebilmesi ve bu kötülüklerden azıcık uzaklaşıp kafasını dağıtabilmek için William’ların evinde çalışmaya başlıyor. Belirli günlerde gelip evi temizliyor ve huzura kavuşuyor.

William ise iyi aile çocuğu… Başarılı, çalışkan, iyi bir insan olabilmesi için teyzesi ve ailesi elinden gelen her şeyi yapıyor. Böyle bir ortamda ve insanlarla büyüdüğü için büyüdüğü zaman iyi yürekli, mükemmel ve başarılı bir öğrenci oluyor. Üniversite tatillerinde eve gelen ailenin gözde çocuğu olduğunu saymıyorum bile. :) Tabi bu iyi yanlarının dışında Will yakışıklı, uzun boylu kısacası tapılası bir insan…

Yaşamı tepe taklak olmadan önce son bir kez yaz tatili için evine geliyor. O yaz yaşadığı olaylardan sonra bambaşka bir insan oluyor Will. Artık daha içine kapanık, acıyı tatmış ve kalp kırılması nasıl bir duygu bilen birisi oluyor ve yaşadığı bu olaylardan dolayı evini terk ediyor. Ve de uzun yıllar boyunca da evine dönmüyor. Tam 6 yıl boyunca… 6 yıl boyunca bambaşka bir yerde bambaşka bir hayat kuruyor kendine. Yeni bir iş, yeni bir sevgili… Ailesini komple unutuyor. Ama tek bir şey ona ne ailesini ne de ilk aşkını unutturuyor… 6 ay önceki yazın yaşadığı her bir olaylar hiçbir zaman peşini bırakmıyor.

Ta ki abisi ona acı bir olay için telefonla arayana kadar kendini soyutladığı yaşamına devam ediyor. Abisi, teyzesinin çok hasta olduğunu, ölüm döşeğinde olduğunu, son kez canından çok teyzesini görmek istiyorsa ailesinin evine gelmesini istiyor. Bu tür bir acıya kalbi dayanamayan William, yeni yaşamını arkasında bırakarak evine doğru yola çıkıyor. Eve her yaklaştığı kilometre boyunca eski William’da bedenine geri dönüyor ve o yaz yaşadıklarını tek tek hatırlamaya başlıyor.

Her anı mutluluğu, sevgiyi, saygıyı, huzuru, acıyı, hüznü, ilkleri beraberinde getiriyor. Hem aynı anda onu mutlu ediyor, hem de gözyaşlarına boğuluyor. Çünkü o yaz yaşadıkları bir ömre sığdırılacak kadar önemli şeyler…

Evine vardığı zaman teyzesinin son nefeslerini verdiğini görerek 6 yıl sonra bir kez daha kalbi paramparça oluyor… Ve bu kalp kırıklığı ile eski acıları canlanıyor… Hem de acıların baş karakteri karşısında dururken… Hem de bir erkek çocuğun elini tutarak… Hem de sol elinin bir parmağında yüzüğü ile…

İşte bu acı tüm acıların üstüne çıkıyor… Çünkü o evlenmiş, çocuk sahibi olmuş ve hala acı çekerken ki yüz ifadesi ile karşısında dururken o hiçbir yapmadan 6 yıl önce kaçıp yeni bir yaşam kurarken bunları düşünmüyor, düşünemiyor… Ve işte onu gördükten sonra kendi acısının üstüne onun acısı ekleniyor…

Tam William bu acılarla boğuşurken abisi ona bir teklifle geliyor. Onun yılları boyu ailesinden uzak kaldığını ve artık bir yere kaçmasını istemiyor ve ailesi ile birlikte yaşamasını istiyor. Hem de evinin misafir kulübesinde kalmasını teklif ediyor. İlk başta geçici olarak kalayım gibisinden sallama bir cevap verse de Maggie’nin kız kardeşinin evin karşıda oturduğunu öğrendiği zaman fikrini değiştirerek bir süre daha –uzun bir süre daha- kalmaya karar vermiştir. Tabii yengesi bu sürenin uzunluğunu anlamış, hatta daha başka bir takım şeyleri de anlamıştır. Mesela Maggie ile William’ın ölmeyen ve ölmeyecek aşkı gibi… O ikisinin neden bu kadar acı çektiğini, neden William’ın 6 yıl önce kaçtığını, o yaz iki gencin neler yaşadığını, hangi acıları, hangi mutlulukları tattıklarını tek tek öğrenmiştir.

William’ın yıllar sonra Maggie ve hatta oğlu için uğraştığı çabalar, Troy’u öldürmemek için elinden gelen sabrı sonuna kadar kullanmaya çalışması, ailesinin yavaş yavaş o yaz neler yaşadığını öğrenmesi, William’ın yeni yaşamını arkada bırakıp eski yaşamına yeniden bir sayfa açıp kaldığı yerden devam etmesi, yeni bir yaşam, yeni insanlar, yeni duygular, yeni suçlamalar, yeni aşklar ve bitmek bilmez karmakarışık duygular….

Yazarımız sağlam kalemi ile her iki baş karakterimizin ağzından yazılan bölümler ile tüm duyguların karışması ve karamsarlığında eklenmesi ile gerçekçi bir roman ortaya çıkartmış. Aslında tüm bu olayları diğer kitaplarda bulabiliriz ama hem yazarın kalemini kullanma şekli ile hem de karakterin hikayeye tam uymasından ve rayından çıkmadan kitabın sonuna kadar kararlarından sapmadan sarsılmaz olmalarından dolayı bu kitapta bambaşka durmuş. Kitapta özellikle bir geçmişe gidip bir günümüze gelinmesi hem de her iki karakterinde ağzından yazılması beni mest etti. Sırf sağlam kurgusu ve bu şekilde anlatılmasından dolayı kitabımız 5 puanı hak ediyor ve açıkça söylemek gerekirse bu kitaba 5 puan vermek istedim, cidden istedim. Ama veremedim… Çünkü kitabın karamsarlığı, Maggie’nin çektiği acılar beni bitirdi. Resmen ruhumu daralttı. Boğdu. Hatta kitabı okurken bir ara, ara verip okumadım. Ama yine de sonunda çifte ne olacağını merak ettiğim için dayanamadım kitabın kapağını tekrardan açtım ve okumaya başladım. Ve o açışımda bir daha kapatmayacağıma söz vererek kitabın sonuna geldim. Hem de gözyaşlarım gözlerimden akmaya direnerek… Çünkü Maggie daha sonra o kadar çok acı çekti ki acımasız bir insanın bile kalbinin dayanabileceğini zannetmiyorum. William onun yaşamının her evresinde bir kurtarıcısı oldu ve olmaya da devam edecekte… Kitapta ki nefret ettiğim, elimden gelse boğmak istediğim o kendini çok beğenmiş, çevresindeki insanlara çektirmediğini bırakmamış o pislik kişi en sonunda hak ettiğini buldu ya içim gam yemeden kitabın kapağını kapattım ya resmen içim huzurla doldu. İşte sırf bu yüzden, ayrıca kitabın çevirisinden, ayrıca yazarın sağlam kaleminden kitaba çok çok düşük puan veremeyeceğimi ama çok çok yüksek bir puan da veremeyeceğimi biliyorum.

O yüzden ben de en az puan ile en yüksek puanım ortalamasını alarak kitaba 3 puan verdim. Ama bu sizin okumanıza sakın engel olmasın. Çünkü gerçek bir aşkı bir de William ve Maggie’nin aşkı ile tadın. Birazcık bitter bir aşk ama olsun tadın yinede…

 3

V0ZpRkE

4 thoughts on “Kalbimin Sahibi – A. L. Jackson / İnceleme

  1. Ben duygusal kitapları severim.Yorumunuzu okuyunca alıp almamakta kararsız kaldım.Çünkü 2 hafta elimde süründü diyince çok mu baydı diye ayrıca kitaba verdiğiniz 3 puan da kararsız kalmamı sağladı.

    • İstersen bir de Tuğçe’nin Kitaplığı’nın yorumunu oku. Ben bu kadar karamsar kitapları okuyamıyorum. Çok gerçekçi olduğu için ve kız aşırı derece de acı çektiğinden dayanamıyorum. Bir kaç kişinin yorumuna daha bak öyle al derim ;)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s