Konuşan Kitaplar #18 Blog Tur 2. Gün / Umutsuz – Colleen Hoover / Alıntılar


umutsuz-gif

Konuşan Kitaplar 18. Blog Turunun 2. Gününden herkese merhaba!!!!

Dün ki postumda bu tur için ne kadar heyecanlı olduğumu söylemiştim ve bugünde yavaş yavaş tur için görevlerimi yayınlamaya başlıyorum.

Bugün:

Bendeniz yani Yorum Durağım Alıntılar yayınlıyorum.
Kördüğüm Hayaller Önokuma ve kitabımızın Trailerını yayınlıyor.
Kitaplarım ve Ben ile Maria Puder Ölmedi ise kitabımıza yorum yapıyor.

Ayrıca 3 şanslı kişiye Umutsuz kitabını hediye ettiğimiz yarışmaya katılmayı unutmayınız! Yarışmaya katılmak için Tık-Tık!!!

scrollWithLineCFG_31

Erkeklerle birlikte olmaktan hoşlanmıyor değilim. Zevk alıyordum – yoksa, bunu yapmazdım. Sadece diğer kızlar gibi zevk almıyordum. Ayaklarım hiç yerden kesilmiyordu. Karın boşluğumda kelebeklerin uçuştuğunu hissetmiyordum. Doğrusu, birinin beni kendimden geçirdiği düşüncesi bana son derece yabancıydı. Erkeklerle birlikte olmaktan zevk almamın asıl nedeni kendimi tamamen ve rahatça uyuşmuş hissetmemdi.

9269740-broken-heart-isolated-on-white

Ancak beklentileriyle ilgili üç sorun vardı:

  1. Ağlamam. Asla.
  2. O tuvalete bir kez gittim ve bir daha asla gitmeyeceğim.
  3. Parayı severim. Paradan kim kaçar ki?

9269740-broken-heart-isolated-on-white

“Ya vejetaryensem?” diye sordum salatadaki tavuk göğsüne bakarak.
“Etrafındakileri yersin,” diye karşılık verdi.

9269740-broken-heart-isolated-on-white

Ona bakar bakmaz üç şeyi fark ettim:

  1. Baştan çıkarıcı çarpık gülümsemesinin ardına gizlenen kusursuz beyaz dişlerini.
  2. Gülümsediğinde dudaklarının köşelerinde ve yanaklarının arasındaki oyukta oluşan gamzelerini.
  3. Beni ateş bastığına eminim.
    Ya da karın boşluğumda kelebekler uçuşuyordu.
    Ya da bir tür virüsün etkisi altındaydım.

9269740-broken-heart-isolated-on-white

Gözlerim elinden ön kolundaki küçük harflerle yazılı dövmesine kaydı.
Umutsuz.

9269740-broken-heart-isolated-on-white

“Bunu yapmak zorunda olmadığımı biliyorum, Sky. Ben ne istersem onu yaparım.” Kulağıma doğru eğilip sesini fısıldarcasına alçalttı. “Ve seninle konuşmak istiyorum.” Geri çekilip bana baktı. Kafamda ve karnımda devam eden karışıklık sebebiyle cevap vermeyi başaramadım.

9269740-broken-heart-isolated-on-white

“Beni takip mi ediyorsun yoksa gerçekten okula tekrar kayıt mı oldun?”
Şeytanca gülümseyip parmaklarıyla dolabın üzerinde ritim tuttu. “İkisi de.”

9269740-broken-heart-isolated-on-white

“Sana vurdu mu?” dedi sesinden hiçbir şey belli etmeyerek. Başı yere doğru eğik olsa da, kirpiklerinin arasından bana baktı. “Sana hiç vurdu mu?”
Yine başlamıştı, tavrını değiştirerek beni boyun eğmeye ikna etmeye çalışıyordu. “Hayır,” dedim kısık bir sesle. “Hayır. Sana söyledim… bu bir kazaydı.”

9269740-broken-heart-isolated-on-white

“Cep telefonunun olmasına izin verilmediğini sanıyordum,” dedi. “Yoksa bana numaranı vermemek için uydurduğun acınası bir bahane mi?”
“İzin verilmiyor. En iyi arkadaşım onu bana dün verdi. Mesaj göndermekten başka bir şey yapamıyorum.”

9269740-broken-heart-isolated-on-white

“Mantıklı gelmediğinin farkındayım ve hayır, lezbiyen değilim. Senden önce kimseden hoşlanmadım ve nedenini bilmiyorum.”

9269740-broken-heart-isolated-on-white

“Okumak, yemek pişirmek ve koşmak. Ve beni hayal etmek. Ne kadar ilgi çekici bir hayatın var.”

9269740-broken-heart-isolated-on-white

Bu umutsuz çocuğun bu hafta nasıl girdiğini bilmiyorum, ama girmesi için hazır olmadığımdan kesinlikle emindim.
“Hep böyle alaycı mısın?” diye sordum.
Omuzlarını silkti. “Ya sen?”
“Sorulara hep sorularla mı karşılık verirsin?”
“Ya sen?”

9269740-broken-heart-isolated-on-white

“Eğer gerçekten beni öpmek istiyorsan, neden öpmüyorsun?” Kız arkadaş kelimesini içeren bir cevap vermesinden korkuyordum.
Yüzümü iki elinin arasına alıp yukarı doğru kaldırdı. Baş parmaklarını elmacık kemiklerimin üzerinde dolaştırırken göğsünde göğsünün hızla yükselip alçaldığını hissedebiliyordum. “Çünkü,” diye fısıldadı. “Hissetmemenden korkuyorum.”

9269740-broken-heart-isolated-on-white

“Breckin, bu Holder. Holder erkek arkadaşım değil, ama onu başka bir kızla en iyi ilk öpücük rekorunu kırmaya çalışırken yakalarsam, benim nefes almayan erkek arkadaşım olabilir.”

9269740-broken-heart-isolated-on-white

“Devam et,” dedi Holder. “Daha sonra ne yaptığımızı duymayı çok isterim.
Gözlerimi devirip Brackin’e döndüm. “Sonra hiç öpüşmeden ilk öpücükler tarihindeki en iyi öpücük rekorunu kırdık.”

9269740-broken-heart-isolated-on-white

Yerime oturup elektronik kitabı tekrar elime aldım. “Biliyor musun, Breckin. Sen gerçekten harikasın.”
Bana gülümseyip göz kırptı. “İçimdeki Mormon. Biz aslında harika insanlarız.”

9269740-broken-heart-isolated-on-white

“Bu beni öldürüyor, bebeğim,” dedi, sesi daha sakin ve kısıktı. “Beni öldürüyor, çünkü senin için hissettiklerimi bilmeden bir gün daha geçirmeni istemiyorum. Ama sana aşık olduğumu söylemeye hazır değilim, çünkü aşık değilim. Henüz değil. Ama bu hissettiğim her neyse –hoşlanmaktan çok daha fazla. Çok daha fazla. Son birkaç haftadır bunu anlamaya çalışıyordum. Neden tarif edebileceğim başka bir kelime olmadığını düşünüyordum. Sana tam olarak ne hissettiğimi söylemeyi istiyorum, ama lanet olası sözlükte hoşlanmak ve sevmek arasındaki noktayı tarif edebilecek bir kelime yok, ve o kelimeye ihtiyacım var. İhtiyacım var, çünkü söylediğimi duymanı istiyorum.”

9269740-broken-heart-isolated-on-white

Yaşamak.
Kelime sanki hep orada, sözlükte ait olduğu yerde, hoşlanmak ve sevmek arasına saklı kalmıştı. “Yaşamak,” dedim.

9269740-broken-heart-isolated-on-white

“Başka ne çekici biliyor musun?” dedi yine bana doğru yaklaşarak.
İfadesindeki muziplik utancımı hafifletti. “Ne?”
Sırıttı. “Film izlerken birbirimize dokunmamaya çalışmak.”

9269740-broken-heart-isolated-on-white

Herhangi bir şey hissedip hissetmediğimi umursayan tek çocuk oydu ve sırf bu sebepten kalbimin küçük bir parçasını çalmasına izin verdim. Ama bana yeterli gelmiyordu, o yüzden birden ona kalbimi tamamen vermek istedim.

9269740-broken-heart-isolated-on-white

Kitapların sevdiğim yanlarından biri karakterlerin hayatlarının belirli kısımlarının bölümler halinde özetlenmesidir. Merak uyandırıcıdır, çünkü gerçek hayatta bunu yapmak mümkün değildir. Bir bölümü bitirip yaşamak istediğimiz şeyleri atlayarak ruh halinize uya istediğiniz bir bölümden hayatı yaşamaya devam edemezsiniz. Hayat bölümlere değil… dakikalara bölünebilir. Hayatınız boyunca olan olaylar hızlı çekim, boş sayfalar ya da bölüm araları olmaksızın ardı ardına devam eden dakikalara hapsolur, çünkü ne olursa olsun hayat devam eder, kelimeler akar, gerçekler hoşunuza gitse de gitmese de ortaya çıkar ve hayat asla durup soluklanmanıza izin vermez.

9269740-broken-heart-isolated-on-white

Sırf artık telefonun olmadığı ve hayatın çok dramatik olduğu için egonun patlamasına izin vereceğimi sanma. Tişörtün ve iç çamaşırınla çok basit görünüyordun. Bütün gece tavuk bacaklarına bakmak zorunda kalmamam için umarım bugün kendine pijama alırsın.

9269740-broken-heart-isolated-on-white

“Mesaj demişken… bu telefonunu geri aldığın anlamına mı geliyor?”
Omuzlarımı silktim. “O telefonu geri istemiyorum. Mağlup erkek arkadaşımın Noel’de iPhone almasını umuyorum.”

scrollWithLineCFG_31

1379821_676890185655132_366492927_n

V0ZpRkE

One thought on “Konuşan Kitaplar #18 Blog Tur 2. Gün / Umutsuz – Colleen Hoover / Alıntılar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s