Konuşan Kitaplar #18 Blog Tur 6. Gün / Finding Cinderella – Colleen Hoover / İnceleme


umutsuz-gif

Konuşan Kitaplar 18. Turunun 6. ve son gününden herkese merhaba!!!

Bugün turumuzun son günü ve ben de ilk defa bir tur bittiğinden dolayı bir hüzün duygusu oluşuyor. Çünkü ne bu kitaba ne de biraz sonra serinin devamı olan Finding Cinderella‘ya doyamadım. Ve doyamayacağım da… :(

O yüzden blogumda veya FB sayfam da Umutsuz hakkında alıntılar hiç şaşırmayın sevgili takipçiler. :))

Gelelim bugün kimler ne yapıyor kısmına. Bakalım neler yapıyorlarmış.

Bendeniz Yorum Durağım Finding Cinderella’yı inceliyorum.
Küçük Kız Dream Cast’ini yayınlıyor.
Kitap Aşığı, Kitap Telvesi ve Kitap Avcısı yorumlarını paylaşıyor bizlerle.

Ve hala devam etmekte olan ve 3 şanslı kişinin Umutsuz yarışmasına katılma için Tık-Tık!!!

scrollWithLineCFG_31

findingggKitabın Adı : Finding Cinderella
Serinin Adı : Hopeless Series
Seri Sırası : 2.5
Yazarın Adı : Colleen Hoover
Yayınevi : Atria Books
Basım Tarihi : 14 Ocak 2013
Tür : YA / NA

Finding Cinderella, Hopeless / Umutsuz Serisinin 2.5 kitabı olan novel (roman) olmasını can-ı gönülden isteyeceğim ama 105 sayfacık bir novella (romancık)…

Novellalardan (romancıklardan) aslında nefret ediyorum diyebilirim. Çünkü okuduğumdan bir şey anlamıyorum, tadı damağımda kalıyor, ‘Bunun devamı nerede arkadaş?’ diye çığlıklar atarak kitabı etrafa savuruyorum ama ne yazık ki bunu yaptığım zaman elime bir şey geçmiyor… Novellalardan nefret etmemin baş sebebi okuduğum ilk novella olan The Selection / Beni Seç serisinin 1.5 kitabı olan The Prince yüzünden. 40 sayfacık o kadar saçma bir kitap ki anlatamam. Okumanızı şahsen tavsiye etmiyorum. Koskoca Beni Seç kitabının en ücra köşesini alıp sevgili yazarımız Prens Maxon’a göre uyarlayarak yazmış ama kusura bakmayın hiçbir şeye benzememiş. Yada ben kitabın amacını anlayamadım. Çünkü kitabı tekrar başa sardığımda ‘Neden yazıldı acaba?’ diye kara kara düşündüm. Novella konusunda ki bu şanssızlığım yüzünden 105 sayfalı Finding Cinderella’ya elim korka korka gitti. Ama turumuzun Ya Sonra çalışması için ya Hopeless / Umutsuz Serisinin 2. kitabı Losing Hope’u inceleyecektim ya da Finding Cinderella’yı. Açıkçası Losinh Hope’u okumak istedim ama okuyan bir arkadaşım Ayaklı Bela nasıl Tatlı Bela’nın sadece birkaç sahne hariç birebir aynısı ve Travis’in bakış açısı ile yazılmış ise Losing Hope’da, Hopeless / Umutsuz’un birkaç sahnesi hariç birebir aynı sahneleri yazılmış ama olayların Holder’un gözünden anlatan bir kitap. İşte bu yüzden ben de romancığımız olan Finding Cinderella’yı elime aldım ve Hopeless / Umutsuz’un içindeki yer alan karakterlerimiz Daniel ve Six’in aşk dünyasına adım attım. Ama ne adım…

3116679

Hem de ne atma! Kitap bitip ‘The End’ yazısını gördüğüm anda saçımı başımı yolmak istedim, kitabı parçalamam imkansız olsa dahi kitabı parçalamak istedim, yazara ağız dolusu küfürler etmek istedim, yazarın bu mükemmel kaleminden ve kurgu zekasından dolayı da ayakta alkışlamak istedim. “İşte yazar budur, arkadaş!” diye az çığlık atmışlığım yok evde.

Ama bu ne yazık ki kitabın az oluşuna, tadı damağımda kalışına karşı bir engel oluşturmuyor! Yine de parçalamak istiyorum arkadaş! Yazarı da gümbürtüye götürmek istiyorum o ayrı mesele…

425277

Kitabın konusuna gelecek olursak sevgili yakuşuklu çapkınımız Daniel, boş olan 5. dersi için her gün tadilat odasına kendini kapatıyordur ve bir gün yanına bir misafir kız gelerek ona katılmıştır. O da şeş kaza hee! Öyle ‘Yakışıklı İtalyan erkeklerine taş çıkartan erkeğimiz, seksi boy Daniel içeride hadi ayağımız takılsın üstüne düşelim!’ bir düşünce ile girmemiştir kızımız. Herkesten nefret edip kaçtığından dolayı yanlışlıkla o odaya yolu düşmüştür ve ne hikmet ayağı takılıp yakışıklı erkeğimizin üstüne düşmüş ve şıp sevdi erkeğimiz gönlünü direk kıza kaptırmıştır. Daha ne ismini biliyorsun, ne cismini, neye benziyor, nasıl biri, nasıl bir kız hiç düşünmeden hayaller kurmaya başlıyor sevgili çapkınımız. O hayaller kura dursun kızımız yanından ayrılıyor ve tam bir hafta oğlumuzu beklettikten sonra tekrar yanı başına geçip oturuyor ve bu sefer işi ileriye götürüp öpüşüp, yiyişmeye başlıyor. Ha bu arada kızımızda oğlumuzu görmedi. Oda zifiri karanlık. Sadece dokunarak anlaşabiliyorlar ama feci bir anlaşma var aralarında lütfen! Ve oğluşumuz saçma sapan kafasında hayaller kurmaya başlıyor. Onun bir Cinderella olduğunu ve kendisi de bir prens olduğunu düşünerek kızımıza Cinderella demeye başlıyor.

Bu tuhaf ve normal ve seksi ve üzücü ve garip ve vazgeçmek istemeyeceğim bir şey. Bu bir an sevinçten havalara uçulacak ve sanki biz bir çeşit peri masalının içerisindeymiş gibi hissettiren bir duygu. Sanki o Tinkerbell ve ben de Peter Pan’ım.
Bir dakika, bir dakika! Ben Peter Pan olmak istemiyorum ki!
Belki o Cinderella olabilir ve ben de onun Prens Charming’i…

İşte oğluşumuz böyle hayaller kurarak kızımla yiyiştikten sonra kızımızı kaybediyor ve koskoca İtalyan okulunda onu aramaya başlıyor. Ve tüm arayışları hazin bir sonla biterek Amerika’ya dönüyor. Dönmesine ama 1 sene boyunca pes etmediği arayışlarına Amerika’da da devam ediyor ve sesi, kokusu, cismi ona benzeyen her kim varsa onunla çıkmaya başlıyor. Ama ne yazık ki tek bir sorunla seçtiği kız Cinderella olmuyor ve onu terk edip gidiyor.

Sadece bir kişi, sadece bir kız Cinderellasını unutturuyor ona. Kim mi? Sky’ın en yakın arkadaşı ağzında dondurma kaşığı ile salına salına Sky’ın odasına girmesi ile Daniel’ın kalbini yerinden oynatması yetmiyormuş gibi dünyasını durduğu yerde tepetaklak ediyor, çenesinin yerlerde sürünmesini sağlıyor, Daniel’ın bu davranışları Holder’ın sinirlerini tepesine çıkartıyor ama bu ve bunun gibi durumlar Daniel’ın hiç umurunda olmayıp “Bu kıza nasıl çıkma teklif ederim?” , “Nasıl aklını çelerim?” gibi fikirleri kafasında fır döndürüyordur. Zar da olsa sonunda kızımıza yemeğe çıkma teklifi ediyor ve kızımızda ne hikmetse hemen kabul ediyor. Kabul etmesine ediyor ama oğluşumuza her seferinde “Benim yüreğimde bir İtalyan erkeği yatıyor, ben ona aşığım,” gibisinden ortalıkta dolanıyor.

Onlar kaçan kovalanan oyunu oynayadursun, olaylar gelişedursun yazarımız ortaya öyle büyük bir sır atıyor ki aklınız hayaliniz şaşar. Aynı Hopeless / Umutsuz’da çıkan sır gibi nutkum tutuldu diyebilirim. Hiçbir şekilde aklımın ucundan geçmeyen bir şey ortaya çıktı şaşırdım kaldım. Tam o sırrı sindirmeye çalışırken şakkk diye ‘The End’ yazısı görerek daha da derin bir şoka girdim. Resmen karanlık bulutlar çöktü üstüme. ‘Nasıl biter bu kitap, nasıl, nasıl?!’ diye ortalıklarda dolanıp kitabın bittiğini sindirmeye çalıştım ama ne yazık ki sevgili cici kitabımız mideme oturdu gitmiyor, ey okuyucular…

Bu yazara aşık olmamı sağlayan sevgili arkadaşın bu kitapta kulakların çokça çınladı mı bilmem ama ben her seferinde senin adını andım. Çünkü Colleen’in dili o kadar sağlam, o kadar yoğun, o kadar yetenekli ve kitabın neresi can alıcı noktası olacağını çok ama çok iyi biliyor. Kitap hatta kitapları o kadar basit başlıyor ki anlatamam ama sonra tam kitabın ortasında yazar ortaya öyle bir sır bombası atıyor ve yeri göğü öyle bir sarsıyor ki ağzınız açık kalır, bu da yetmez çeneniz yerleri süpürür. Hatta kitaplarında o sır düğümünü tam çözerken yeni sırların ortaya çıkması okuyuculara ayrı bir zevk veriyor. Özellikle de bana. Ve bu kitabına da gelecek olursak, her ne kadar Hopeless / Umutsuz’un yarı sayfası kadar olsa da güzellik bakımından aynı kulvarda yarışabilir. Size tavsiyem eğer İngilizce kitap okuyorsanız hemen gidip Finding Cinderella’ı okuyun ama eğer İngilizce kitap okuyamıyorsanız hemen gidin yayınevinin başına ekşiyin ve bu kitabı çıkarmaları için ısrar edin. Çünkü eminim ki siz de benim kadar Daniel’a aşık olacaksınız!

Puanıma gelecek olursak eğer sormanız bile ayıp! 5 üzerinden 5 tabii ki! Ayrıca sizin için birkaç alıntı çevirdim, eğer bir hatam varsa şimdiden kusura bakmayın. :)

5

scrollWithLineCFG_31

Bunlar da benim Six ve Daniel’ım <3 <3 <3

5447398

“Onlar fazlasıyla parlak,” diyerek döndü ve fırına doğru yürümeye başladı. “Ayakkabılar asla neon olmamalıdır.”
“Onlar sarı. Neon değil.”
Neon sarı,” diye söyledi sevgili kız kardeşim Chunk.

 45“Ne?! Hani hepiniz Val’i seviyordunuz?”
Biliyorum Val kaltağın teki ama ailem onu seviyormuş gibi görünüyordu. Özellikle annem. Ayrıldığımız zaman annemin gerçekten yürekten çok üzüleceğini düşünüyordum.
“Val’den nefret ediyorum,” dedi Chunk.
“Tanrım! Ben! De!” diye söylendi annem.
“Beni, üç yapalım,” diyerek yanımdan geçip gitti babam.

 45“Bir kaza mıydın?”
Kafasını sallayarak, “Bence de! Annem, bana hamile kaldığında 44 yaşındaymış ama ben dünyaya kız olarak geldiğimde baya bir heyecanlanmışlar,” dedi.
“Kız olarak dünyaya geldiğin için ben de çok memnunum.”
Gülerek, “Ben de,” dedi.

 45“Onu seviyor muydun?” diye sordum. Mükemmel zekamın o anda aramızdaki bağa tamamen etmesine izin vererek.
“Kimi?”
“İtalya’da ki adamı,” dedim açıklayarak. “Hani kalbini inciten adam. Onu seviyor muydun?”
Alnını omzuma dayadı ve bu arada bu soruya cevabını bu şekilde göstererek başarısız bir şekilde yanıtını verdi ama aynı zamanda bu benim içimin daha da fazla sorularla doldurdu.
Hala onu sevip sevmediği, hala onunla olup olmak isteyip istemediği, hala onunla konuşup konuşmadığını ona sormak istiyordum.

 45“Hatta kim olduğunla ilgili hiçbir fikrim yoktu ve şuan lanet olsun ki benim kız arkadaşımsın. Bana neler yapıyorsun böyle?”

 45“Benim en iyi arkadaşımsın, Holder.”
Sky gülerek kafasını salladı ama Holder hala bana sanki ben aklını kaybetmişim gibi bakıyordu.
“Gerçekten,” dedim. “Sen benim en iyi arkadaşımsın ve seni seviyorum. erkeklerimi sevdiğimden hiçbir zaman utanmam. Seni seviyorum, Holder. Daniel Wesley, Dean Holder’ı seviyor. Her zaman ve sonsuza kadar.”
“Daniel, hemen kız arkadaşının yanına git,” dedi bana elini sallayarak.
Kafamı sallayarak, “Bana, seninde beni sevdiğini söyleyene kadar hiçbir yere gitmiyorum,” dedim.
Başını Sky’ın yatak başlığına doğru yasladı, “Lanet olsun ki seni seviyorum ve şimdi DEFOL!” dedi.
Kıkırdadım. “Ben seni daha çok seviyorum ki!”
O, bir tane yastığı kapıp pencereye doğru fırlatırken, “Buradan hemen defol, pislik!” diye bağırdı. 

scrollWithLineCFG_311379821_676890185655132_366492927_nV0ZpRkE

3 thoughts on “Konuşan Kitaplar #18 Blog Tur 6. Gün / Finding Cinderella – Colleen Hoover / İnceleme

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s