Cehennem – Jamie McGuire / Inceleme


1926681_733926443308297_280152478_n

Kitabın Adı : Cehennem
Orijinal Adı : Requiem
Serinin Adı : Providence Serisi
Seri Sırası : 2
Yazarın Adı : Jamie McGuire
Çevirmen : Nergis Karababa
Yayınevi : Yabancı
Basım : Şubat, 2014
Sayfa Sayısı : 350
Tür : Fantazya / Paranormal / Romance / New Adult

Yorumu başlamadan önce sevgili okurlar eğer Providence Serisinin ilk kitabı olan Araf’ı eğer okumadıysanız lütfen serinin ikinci kitabı olan Cehennem yorumumu okumayın. Çünkü ilk kitaptan birkaç önemli gelişmeyi yazabilirim baştan uyarıyorum. :)

Ve eğer ki seriye başlamadıysanız ve merak ediyorsanız, Araf yorumumu okumak için tık-tık!

İlk kitap olan Araf’da da bildiğiniz üzere Gabe Ryel, zamanında bir Arch meleği olmuş ama bir insana aşık olunca Talehini seçerek bir fedaiye dönüşmüştür. Onu yeri geldiğinde koruyup ve kollaması, savaşılacaksa savaşması gerekmektedir. Ve bu Taleh sıradan birisi değildir. O Jack Grey’dir. Yani asıl kızımız Nina Grey’in babası. Zengin bir iş adamının temsili misali… Gabe Ryel, Jack’i her ne kadar gözünden de sakında bir noktada bir patlak vermişler ve Koruyucu-Taleh ilişkisinden dolayı Jack’in ölümünden sonra Gabe’de ölmüştür ve Ryel ailesini onsuz bırakmıştır. Koruyucu-Taleh ilişkilerinden bir diğeri ise ailenin en büyüğü hangi insanı koruyorsa melez çocukları da ailenin diğer üyelerini korumak zorundadır. İşte bu yüzden Gabe’in oğlu olan Jared’ın, Nina’ya yaklaşımı yasak olsa da babalarının ölümünden sonra onu korumaya başlamıştır. Yasak diyorum çünkü ona küçüklüğünden beri aşıktır ve bu yasaktır. Sonuçta Jared, Nina’nın koruyucusudur ve aralarında böyle bir duygusal bağ olmaması gerekmemektedir. Yoksa Jared’ın o ultra süper güçleri zayıflar ve düşmanlara karşı ‘Gelin bizi öldürün!’ diye mesajlar iletmiş olur. Ayrıca Jared’ın bazı zamanlarda Nina’nın duygularını aynı şekilde yaşadığını saymıyorum bile.

O anlarda duyduğu öfke ve endişe, aramızdaki özel bağ yüzünden şiddetini daha da arttırıyordu. Bir Melez olarak kan basıncı, hormonal değişiklikler, kalp ritimlerim gibi vücudumdaki ufak değişiklikleri sezebiliyordu ve onun korumak zorunda kaldığı insan, Talehi olduğum için hissettiklerimi sanki kendisi hissediyor gibiydi.

Ha bu arada düşmanlarımız kim mi? Tabii ki Cennet ne nadide varlıkları olan Meleklerin ezeli düşmanı Cehennemin nadide varlıkları Şeytan! Ve hatta bu Şeytan’ımızın bir ismi var Shax!

Hatırlarsınız ki Shax ile ilk kitapta tanışmış, onu yerden yere vurmak, hatta öldürmek istemiştim. Nina’ya ve Jared’a yapmadığını bırakmayan Allah’ın cezası en sonunda onlara çektirdiği acıların yeterli olduğunu lütfedip kaçmış ve saklanmıştır. Tabii elinde önemli bir kitapla beraber!

İkinci kitabımız Cehennem ise Nina’nın iyileşip, stajyer olarak Titan’da (kendileri babasının şirketi olur) çalışmaya başlamış ve yavaştan şirketteki kontrolleri ellerinin arasına almak zorunda olduğunu kat be kat hissetmeye başlamıştır. Herkes gelecekte onun burada çalışmasını isterken o babasının her bir köşesinde imzası olan bu dev gibi yerde çalışmayı istemiyordur. Çünkü ne zaman bütün günü orada geçirse tüm gece boyu kabus görüyor ve hatta yaz mevsiminin tüm günlerinin hepsi birbirini hep böyle kovalayarak Nina’yı bir zombiye çevirmişlerdir. Çünkü doğru düzgün uyuyamıyor ve bir ruh gibi ortalıkta gezdiği yetmiyormuş gibi bu duyguları yüzünden Jared’ın da etkilenmesini de sağlıyordur.

Peki rüyalarında neler mi görüyordur?

O banka oturduğum günden bu yana çok şey değişmişti. Hayatımdaki her şey önce kötüye gitmişti; sonra harika günler geçirmiş ve ardında da inanılmaz şeyler yaşamıştım. Şimdiyse herhangi bir üniversite öğrencisininki gibi sıradan bir hayatım vardı. İstediğim tek şey gözlerimi kapattığımda babamı görmemekti, ama çok fazla şey dileğimi biliyordum.

Babasının ve koruyucusu Gabe’in ellerinde bir kitap, her defasında tekrarlanan bir kabusu farklı bakış açıları ile tekrar ve tekrar şeytanlar tarafından aynı her şey canlıymış gibi izliyordur. Babasını çok seven Nina için bu çok zor bir durum olmasının yanında onu içten içe bitiriyor ve ne yapacağını bilemez hale getiriyordur. Peki soracaksınız Jared nerede? Ne işe yarar o diye? Aslında o da ne yapacağını bilemiyor ama yine de ellerinden geleni yapmaya çalışıyordur. Ama aylarca çalışmanın sonunda bile bir sonuç elde edememiş ve Nina’nın rüyalarını durdurmayı başaramamıştır. Ta ki ortaya Bex’in ortaya attı muhteşem fikre kadar… Her ne kadar sevgililerimiz için üzücü bir fikir olsa da denemişler ve işe yaramıştır.

Cehennem’de yan karakterler –Bex, Ryan, Claire- diğer kitaba kıyasla daha fazla ön plana çıkmış ve hatta üzerlerine önemli görevler düşmüştür. Hepsinin ayrı ayrı planladıkları işleri layıkıyla yerine getirmeleri –ki Ryan’dan bahsediyoruz, Nina’ya aşık olan adamdan!- Nina&Jared aşkına ne kadar önem verdiklerinin yanı sıra onları ne kadar çok korumak istediklerini de göstermektedir. Tabii Nina’yı Jared’dan daha fazla seven olmaz ya neyse :D Seksi melezim benim <3

“Şu an nasıl hissettiğini hayal bile edemiyorum,” diye fısıldadı. “Ama iki şeyi unutmamanı istiyorum; Cyntha kendini çaresiz hissediyor ve bu da başa çıkabildiği bir duygu değil ve sana, seni sevdiğimi, sana karşı hissettiğim bu aşkın; hayatım boyunca hissettiğim hiçbir şeye benzemediğini hatırlatmak istiyorum. Sana kendini değersiz ya da bir şekilde istenmediğini hissettirdiyse… aldığın her nefesin benim için ne kadar kıymetli olduğunu bilmeni istiyorum.”

Böyle diyen sevgiliyi yirim ben! Bağrıma basarım koca yaparım!  Benim Jared aşkım bitemeyeceği gibi bu kitapta bir de Bex aşkım patlak verdi! Çocuk daha 13 yaşında ama öyle bir anlatıyorlar ki zannedersin ki çocuk abisi ile aynı yaşta. Boy desen var kas desen tonlarca zeka dersen var yakışıklılık desen söylememe gerek yok baş sırada! Eğer ki kitapta azıcık daha Bex’e ağırlık verselermiş utanmaz ona da aşık olurdum. :D Ki olmuş bile olabilirim, farkında değilim.

Cehennem, ilk kitaba göre zaman bakımından daha hızlıydı ve olaylarında belli bir ağırlığı vardı. Artık işler gençlikten yetişkinlik çağına atlamış gibiydi. Yani artık yaşanan olayları okuduğumda yeri gelip kitabın içerisine dalıp bir çözüm bulmak ve Nina’yı kurtarmak istedim. Tabii o sırada Jared’ı alıp kaçabilirim, hiç fark etmez. :)) Anlayacağınız gibi 2. kitapta zaman daha hızlı, olaylar birbirine  bağlı olup daha da önemsenecek derecedeydi. Ama yine de daha güzel olabilir miydi? Evet daha da güzel olabilirdi. Örneğin zaman daha yavaş ilerleyebilir ve o önemli olaylar 1,5 yıl içerisinde değil 3 ayda da olabilirdi. Gerçi bunlar kitabın sonunda olan olaylara karşı birazcık önemsiz kalıyor. Eğer ki son olayı da azıcık daha yoğun yazsaymış sevgili yazarız tadından yenmezmiş.

Ama şahsen şunu da belirtmeden geçemeyeceğim; Yazarın Tatlı Bela ve Ayaklı Bela kitaplarına karşın Providence Serisinin kitapları beni tatmin etmiyor ve bu yüzden kişisel olarak yazarımızın kitaplarına paranormal öğeler katmasını sevmiyor. Çünkü konudan sapılıyor, aşk daha baskın oluyor vs. vs. Şahsen ben bu seriyi okuduğum zaman, ilk kitaba yazdığım yorumda da söylediğim gibi- melekleri daha farklı olmasını isterdim. Ve sanırım bu düşüncem seri bitse dahi devam edecek. :)

Ama şimdi her iki tarafın savaşını dört gözle beklemiyorum desem yalan olur. Eğer bunu dersem taşa tutun olur mu? :D Ayrıca öyle son mu olur arkadaş! Bu yazar okuyucularına resmen işkence çektiriyor. İngilizce okumayacağım diye dirensem de sanırım en sonunda okuyacağım! Bir kez daha serilerin 2. kitaplarından nefret ettiğimi fark ettiğimi söylemeden geçemeyeceğim. -.-

Son olarak ise kitabın kapağı 2. kitabın konusuna çok güzel uyuyor ve kitabın çevirisiyle edisyonunun mükemmelliğine de değinmeden geçmeyeceğim.

Kitaba puanım ise 5 üzerinden 4!

4damy (1) 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s