Pabucumun Ajanı – Asude / Inceleme


papucumun ajanı

Kitabın Adı : Pabucumun Ajanı
Serinin Adı : Ajan Serisi
Seri Sırası : 1
Yazarın Adı : Asude
Yayınevi : Ephesus
Basım : 2014
Sayfa Sayısı : 496
Tür : Romantik – Komedi / Türk Edebiyatı

“Hayatta doğru düzgün yaptığın bir iş yok mu?” Ses tellerine yüksek gerilim hattı döşenmişlerdi sanki.
Aynı sinirle yanıt verdim. “Var işte, sana katlanıyorum. Tam zamanlı berbat bir iş!”

Yoruma başlamadan önce izninizle sesli bir kahkaha patlatmak istiyorum, sevgili kitap kurtları! Uzun bir aradan sonra ilk defa bu kadar komik bir kitap elime aldığım için korkarak söylüyorum ki yorumumun çoğu kahkahalardan oluşacak. :D

Kitabın kapağını nasıl açtığımı veya nasıl kapattığımı bilmiyorum ama kitabın kapağını kapattığım zaman çenem inanılmaz derecede ağrıyordu. Şapşal Deniz sağ olsun! Ama hakkını yemeyelim hödük Tuna sayesinde de az kahkaha atmadım. Bir insan bu kadar hödük, odun veya kalas olabilir mi diye düşünmeyin direk elinize Pabucumun Ajanı’nı alın, okumaya başlayın ve Tuna ile tanışın. Eğilmemiş odun!

Deniz Akın, daha 25 yaşında olmasına rağmen annesine göre evde kalmış bir kız kurusudur ama Deniz’in şahsi düşüncesi ise daha iş bulamamış bir ev kızıdır. Ve bir iş bulabilmek içinde yapılan her şey mubahtır diyerek kolları sıvamış ardı arkasına tonlarca delilik yapmıştır. Bu deliliklerin çoğunu ne yazık ki kader engellemiştir. Ama bir deliliği Deniz’e öyle bir engelsiz koşu parkuru sağlamıştır ki Deniz bile neye uğradığını şaşırmıştır. Üstüne kot pantolonu ve tişörtü ile Ankara’nın en büyük şirketlerinin bir tanesinde yönetici katında artık bir sekreter olarak çalışmaya başlamıştır. Hem de karşısında eğilmiş bir hödük olan ama aynı zamanda Uranüs gezegeninin baş yakışıklısı Tuna Üstüner adında bir patron dururken ve hem de o Uranüslü elinde Deniz’in saçma sapan CV’sini tutarken ve ve Deniz sekterlik denilen mesleğinin ‘s’ini bilmeden ve ve ve en önemlisi de Ahmet adlı şirketin bir diğer yöneticisi olan adamın kuzeni sıfatı olarak. Uranüslü’nün Ahmet’ten nefret ettiğini söylemiş miydim? Söylemedim mi? Ehh söyleyeyim o zaman: Tuna Üstüner, günahını bile Ahmet’e tercih edecek kadar ondan nefret ediyordur! Hatta şöyle söyleyebilirim, Tuna’nın duygularının, nefret masum bir duygu kalır. Ne kadar şekerler değil mi? Aynı kat içerisinde birbirini boğazlamak isteyen iki kuzen, oraya nasıl geldiğini bilmeyen bir kız…

Kitabımız Deniz’in iş başvurusu maceraları ile başlıyor. O şirketten diğer şirkette koşarken, her yerden aynı cevabı almasından bıkmış ve en sonunda kendisini ve vasıflarını beğenmeyen şirketler ile birazcık dalga geçmek ve birazcık da hıncını alabilmek için über komedi bir CV hazırlamıştır. Hazırladığı über komedi Cv’yi en yakındaki şirkete vermeye ant içerek, en yakındaki şirkete doğru yola koyulmuş, kapısından içeri girmiş ve görevliler tarafından ‘Niçin geldiniz?’ sorusuna karşılık bir akrabamı göreceğim cevabını vermiş ve kader ona yine ve yeniden oyun oynayarak o akrabasını şirketin ortaklarından bir tanesi olarak karşısına çıkarmış, bu da yetmezmiş gibi asansöre binip yönetim katına çıkarken hödük, eğilmemiş odun, şiddet tarafı insanlık tarafından daha baskın olan ama tüm bu olumsuz davranışlarına karşılık bir o kadar yakışıklı olan Tuna Üstüner ile tanışmıştır.

Sevgili kızımızın çenesi bir saniye bile kapanmadığı için başına o kadar çok işler açmıştır ki say say bitmez. Örneğin yeni şirkete alınmasının sebebi çenesi yüzündendir. O yazdığı saçma sapan CV’de. Ki CV’yi hatırladıkça kahkahalar atıyorum. Hayatımda bu kadar komedi bir CV görmedim. Okuyan birisi Deniz’i kesinlikle astral seyahate yollar ki okuyan kişi bundan daha azını yapmamıştır. Eheheh hödük Tuna! Bir diğer örnek ile çenesi ile hödük Tuna’ya aşık olmasıdır. Yetmemiş o çene ile ne delilikler yapmış, şirketten kendisini attırmış ama yine çenesi sayesinde şirkete geri gelmiş ve bu sefer daha güzel zeminler hazırlayarak Tuna’yı kendisine bağlamaya ant içmiştir. Ehh gerçek olur mu olmaz mı bu büyüleri bilemem ama über komedi olduğunu itiraf edebilirim. :D Hele saçlarını boyadıktan sonra kafasına geçirdiği BİM poşeti yüzünden gül gül geberdim. :D Deniz’e kaç kez ‘deli oğlum bu kız’ dediğimi hatırlamıyorum. :D

Bu yaz sıcaklarına bire bir devam olan Pabucumun Ajanı sayesinde bir günde kitap nasıl biter bir kez daha gördüm. Hatta yetmedi bu sıcak havalarda onun yüzünden uykusuz kaldım ama bu çılgın kitap sayesinde de kahkahalar üstüne kahkahalar attım. :D

Deniz ve Tuna arasındaki ulaşılamaz ve imkansız gibi gözüken aşk her ne kadar klasikleşmiş olsa da sevgili yazarımız Asude bu klasik olayı o kadar güzel bir şekilde yoğurmuş, şekil vermiş ve pişirip önümüze koymuş ki bizi sitcom tadında über komedi bir kitap ile karşı karşıya bırakmış. Kitabı bu kadar geç okuduğuma pişman mıyım? Evet! Ama sonuçta geç olsun güç olmasın değil mi? ;)

Ayrıca yazarın ilk basılı kitabı olan Gül ve Avcı’ya yaptığım yorumda (yorumu okumak için tık-tık!) yazarın daha ilk basılı kitabı olduğunu ve bu yüzden bazı acemilikleri yansıttığını söylemiştim. Ve eminim ki diğer çıkacağı kitaplarda yazarın kendini geliştireceğini ve bu tip hataları kitaplarında artık görmeyeceğimizi yani kısacası kendisini geliştireceğini söylemiştim. Ve tahminlerim bir bir tuttu! Asude, Pabucumun Ajanı’nda hem dilini, hem kendisini geliştirmenin yanı sıra, konuyu daha derinlemesine inceleyerek kitabın sayfalarını ardı arkasına çevirmemi sağladı. Ve über komedi kalemine yavaş yavaş bağlanmamı sağladı! :) Ve inanarak söylüyorum ki sevgili yazarımız daha da ileride Pabucumun Ajanı’ndan daha da mükemmel kitapları ellerimizin arasına koyacak. :)

Ama bu kadar olumlu özelliğe karşılık, bir olumsuzluğa değinmeden olmaz değil mi? :) Kızımız resmen Pabucumun Ajanı! Cidden bakın! Bu kadar kutsal(!) bir görev ona bahşedilirken o ne bir çekmece karıştırıyor, adamdan ne koparsam kardır edası ile ne adamın ağzını yokluyor, ne de gizli bir bilgi edinebilmek için kendisini paralıyor. Ama bunun yerine aşkına aşk katıyor ve bu arada o kutsal görevini (!) aşkı ile boğuyor. Kitabın sadece çok küçük bir kısmında ajanlık yapan kızımız, kitabın o über komedi sonu ile ajanlık kariyerine son mu koyuyor yoksa koymuyor mu bilemem ama serinin ikinci kitabını ölümüne merak ettiriyor. Galiba hemen gidip alacağım kitabı! Çünkü merakımdan çatlıyorum. Devamında ne olacak!!!! Ama şundan eminim ki deli kızımız ne sekreter olsun ne de ajan, o sadece ve sadece Tuna’ya aşık, kafasında BİM poşeti ile sokaklarda koşan pijamalı kız olsun bana yeter! :D

Kitaba puanım ise 5 üzerinden 4!

4

damy (1)

3 thoughts on “Pabucumun Ajanı – Asude / Inceleme

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s