Tutku Oyunları – Aleatha Romig / İnceleme


11866268_510085415823614_3689844516026092558_n

Kitabın Adı : Tutku Oyunları
Orijinal Adı : Consequences
Serinin Adı : Tutku Oyunları Serisi
Seri Sırası : 1
Yazarın Adı : Aleatha Romig
Çevirmen : Gizem Yeşildal
Yayınevi : Arkadya Bitter Yayınları
Basım : Eylül, 2015
Sayfa Sayısı : 650
Tür : Karanlık, Gerilim, Dram, Erotik

İlk defa bir kitap hakkında ne düşüneceğimi, ne yazacağımı bilmiyorum. Öyle bir başlayıp öyle bir bitti ki anlayamadım. Fırtına gibi geldi geçti derler ya, hah öyleydi bu kitap. Fifty gibi başlayıp Tess Gerritsen romanları gibi bir kitap oldu benim için. İntikam soğuk yenir derler ya işte bu cümlenin hakkını çok iyi veriyor Tutku Oyunları.

Kitabın ilk 30 sayfasından sonra büyük bir ara verdim. Okumak istemedim kitabı. Ağır geldi bana. Midemi bulandırdı. Ama okuyucuların yaptıkları yorumları gördükten sonra ki özellikle arkadaşlarımın yaptıkları yorumları gördükte sonra kitaba devam etme kararı aldım. Ama daha sonrası için. Ama Merve’nin kitabı benden önce okumasıyla bu kararımın tarihi öne çekilmiş oldu. Merve, kitabın sonunu o kadar büyük bir şok ifadesiyle belli etti ki dayanamadım ve kitabı elime alarak okumaya başladım. Hazır ikimizde aynı kitabı okurken yarım kalan Yaz Okuma Şenliğimizi de bir şekilde devam ettiririz diye düşündük.

Ama okurken hala kitabı elimden bırakmamı sağlayacak şiddet öğeleri vardı. Bir kadının bu kadar ezilip ve aşağılanıp şiddet görmesi inanın beni çıldırttı. Özellikle bir sahne vardı ki resmen kitabı parçalayacaktım. Kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz ve insanlar hala bunu yapabiliyor mu acaba diye düşünüyor insan ama gündemdeki haberler ile çevremize baktığımız zaman bunların gerçekten var olduğunu ve üstünün örtüldüğünü görüyoruz, ne yazık ki…

Kitap dediğim gibi Fifty Shades of Grey gibi başladı. Tabii daha çok Fifty’nin abisi gibiydi Anthony Rawlings. Boy pos, kilo, yakışıklılık bakımından Fifty ile karşılaştıramam ama yaşça cidden çoook büyüktü. Adamımız 45 yaşında. Ama tabii ki yaşını göstermiyor. Ayol tabii göstermez o kadar parası var yaptırmıştır bir botoks diye düşünmüyor değil insan. :D

Erkek karakterimiz bu kadar heybetli iken hem de her yönden, kızımız tam tersi bir o kadar zayıf birisi. Üniversiteyi yeni bitirmiş, meteorolog olarak hem de. Daha sonra bir kanalda çalışmaya başlamış ama ne hikmetse kanal kısa bir süre sonra batmış ve kızımız borç yatağı içinde yüzmeye başlamış. Tabii hemen bir iş bulması gerekiyordu ve o da bir barda barmen olarak çalışmaya başlamış. Bu arada kızımız 25 yaşında. Yani Anthony’e göre bayaaaa bir genç. Ali Ağaoğlu ile sevgilisi gibi düşünün aynı öyle.

Bir gün bara gelen über yakışıklı Anthony, barmen kızımızın dikkatini çekmek için elindne geleni yapar ve başarılarının sonucuna da çoook güzel bir şekilde ulaşır. Hem de ne büyük bir zaferdir onun için. Kızımızı alır ve bir saraydan daha büyük evine hapseder. Hem de o koca eve kıyasla küçük bir odasına. Tabii hapsetmekle kalsa neyse… Ne kadar iğrenç zulüm ve pislik yöntemi varsa kızın üstünde dener. Hem de kızın bunlara katlanmasının şart olduğunu söyleyerek. Çünkü o mükemmel ve kahraman Anthony, kızımızın borç havuzunu boşaltmış ve onu o borç havuzundan kurtararak refah bir yaşamın içine almıştır. Mi acaba?

Şimdi insan oturup düşünüyor. Acaba o kız borç havuzunda yüzüp barmen olarak gece gündüz çalışıp alnının teriyle parasını kazanıp borçlarını mı ödeseydi yoksa bir peçeteye atılan imzalar doğrultusunda zorbacı bir pislik olan Anthony’nin zulmüne boyun mu eğseydi. İnsan gerçekten durup durup bunları düşünüyor.

İlerleyen bölümlerde gerçekten Anthony’i hadım etmek isteyeceksiniz. Hem de defalarca. Milyonlarca. Ben her seferinde bir kaşık suda boğdum. Bu kadar saplantılı bu kadar manyak bu kadar oyuncu bir karakter daha tanımadım ben arkadaş! İnşallah öyle bir belanı bulursun ki neye uğradığını şaşırır, farkına vardığında da iş işten geçmiş ve sen de gebermiş olursun! Özellikle de Claire’ye çektirdiklerin bir bir burnundan gelir.

Her şeyi geçtim, sevgili yazar manyak mısın canım? Cicim bu kitabı hangi kafayla yazdın azıcık anlatsana bize. Ne içtin? Valla söylemeyeceğiz kimseye. Fısılda kulağımıza. Bizden sır çıkmaz bak. Deli karı! Bu kurgu ne?! Resmen kahrettin lan beni! Anthony’den sonra ikinci manyakta sensin be! Resmen şoka girerek bitirdim kitabı. Ama ben, kitabın yarısında karakterleri evlendirdiğin zaman anlamalıydım kitapta bi pokluk olduğunu. Resmen son 50 sayfa ile şok üstüne şok yaşattın bana. Tamam sonunu okumadan ara ara ipuçları yakalamıştım ama o son ki bölüm neydi anacım?! Azıcık anlatsana. Neden yani? Neden böyle devam etmek zorunda?! İlla okutacak mısın ikinci kitabı bana?! Hem de hemen şimdi! Okumuyorum! İsyan ediyorum arkadaş. Önce ağız dolusu Anthony’e küfür etmem lazım. Sonra da belasını bulması için. Daha sonra durgunluk molasına girip sonra devam etmem lazım seriye.

Sırf geçmiş ve geleceği mükemmel bir şekilde bağlayıp harika bir kurgu ortaya çıktığı için 5 üzerinden 4 veriyorum kitaba. O beni çıldırtan ve yer yer midemi bulandıran sahneler olmasaydı 5 üzerinden 100 alacaktın sevgili kitap. Ama ne yazık ki veremicem içimden gelmiyor…

Ve son olarak: ALLAH BELANI VERSİN ANTHONY!

4

damy (1)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s